Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Kadınca Yaşam

3 tane "anne" etiketli yazı bulundu "anne" tagli diger ogeler resimler , videolar

Anne sütü ile beslenme, saklama, meme bakımı

süt sağım ve poşeti Anne Sütü Saklama Poşeti

Anne sütünün yapımı, annenin beslenmesinden bağımsız olarak bebeğin doğru teknik ve sık aralıklarla emzirilmesi sonucu artar.

ANNE SÜTÜNÜN YARARLARI

Anne sütünde bebeğiniz için gerekli besinle doğru miktar ve oranlardadır ve anne sütü ile beslenen çocuklarda başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın ve allerjilerin görülme sıklığı azalmakla birlikte beyin ve zeka gelişimi daha iyi olmaktadır.

ANNE SÜTÜ İLE BESLENMEYE HASTANEDE BAŞLANMALIDIR

Anne sütü ile beslenme hem bebeğiniz hemde sizin için bir öğrenme sürecidir.

Göğüslerinizde zaten erken süt, diğer adıyla kolostrum mevcuttur. Bebeğiniz bu sütü, doğumdan hemen sonra almaya başlayabilir. Kolostrum onu birçok hastalıktan koruyacaktır. Hastanemizdeki deneyimli bebek hemşireleri anne uygun olur olmaz zaman hemen emzirmeyi başlatacaklardır.

Bebeğinizi en azından her 2-3 saatte bir veya günde 8-12 kez emzirmeniz gerekir. Eğer emmek istemiyorsa bir yarım saat-1 saat sonra tekrar deneyebilirsiniz ancak ilk haftalarda 5 saatten daha uzun süre emzirmedem uyumasına izin vermeyin.

Bebeğinizi uyandırmak için yapabilecekleriniz:

- Üzerini soyun veya bezini değiştirin

- Oturtun ve sırtını, karnını, ayaklarını nazikçe sıvazlayın

- Yüzünü nemli bir havluyla silin

- Bebeği teninizle temasa geçirin

EMZİRME TEKNİĞİ

Anne sütünün yapımı, annenin beslenmesinden bağımsız olarak bebeğin doğru teknik ve sık aralıklarla emzirilmesi sonucu artar. Doğru emzirme tekniğinde bebeğin anne kucağında memeyi kavraması açısından aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:

- Meme ucunuzu baş ve işaret parmağınızla yuvarlayarak daha belirgin hale getirebilirsiniz.

- Bebeği kavramadığınız kolunuzla göğsünüzü destekleyin. Başparmağınzı areolanın (meme ucunu çevreleyen koyu renkli bölge) 1-2 cm üzerine üzerine koyun, diğer parmaklarınızı da göğsünüzü alttan desteklemek için kullanın. Parmaklarınızın areolaya dokunmamasına dikkat edin.

- Göğüs ucunuzu bebeğin alt dudağına değdirerek ağzını açmasını sağlayın. Ağzını açar açmaz ağzını göğsünüze yaklaştırarak tüm areolayı kavramasını sağlayın. Süt areolanın arkasında depolandığından bebeğin ağzı tüm areolayı kavramalıdır. Sadece meme ucunu alırsa süt gelmeyebilir ve göğüs ucunuz acır. Bebeğin burun ucu ve çenesi göğsünüze değmelidir. Sabırlı olun tam yakalama sağlamak için bir çok kez denemeniz gerekebilir.

- Emzirme normalde ağrılı veya memeyi acıtan bir olay değildir.

EMZİRME POZİSYONLARI

Kucak pozisyonu Kucak pozisyonu

Bebeği kucağınıza koyduğunuz yastığın üzerine yatırın. Başını kolunuzun kıvrımına yaslayarak poposunu elinizle destekleyin ve karnını kendi karnınıza doğru çevirin ki yüzü göğsünüze doğru dönsün.

Ters kucak pozisyonu Ters kucak pozisyonu

Bu pozisyon bebeğin başını daha iyi kontrol etmenizi ve göğsünüze daha kolay yaklaştırmanızı sağlar. Bebeğin karnını karnınıza çevirin ve elinizle başını, ensesini ve omuzlarını kavrayın. Diğer elinizle de göğsünüzü tutun. Bebek meme ucunu tam kavrayınca, ellerinizi yukarıdaki pozisyona geçirebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

Koltuk altı pozisyonu Koltuk altı pozisyonu

Bu pozisyon özellikle sezeryandan sonra dikişleriniz iyileşene kadar kullanmak isteyeceğiniz bir pozisyondur. Ayrıca ikizleri de iki taraflı emzirmek için de kullanılabilir. Yine koltuğunuzun altına yastık yerleştirerek bebeği ve kolunuzu destekleyiniz. Bebeğin vucudunu kotuğunuzun altına yerleştirerek başını ve ensesini elinizle destekleyin. Ayakları ve poposu arkanıza bakmalıdır. Diğer elinizi de göğsünüzü desteklemek için kullanın.Göğsünüzü bebeğe yaklaştırmak yerine, bebeği göğsünüze yaklaştırıp göğüs ucunuzu kavramasını sağlayın.

Yatarak emzirme pozisyonu Yatarak emzirme pozisyonu

Bir yastığı başınızın altına, diğerini de bebeğin altına koyun. Bebeği, karnı sizin karnınıza değecek şekilde yan yatırın. Gerekirse iki yastıkla destekleyip ağzı tam göğüs ucunuzun önünde olacak şekilde yatırın. Bir elinizle de göğsünüzü destekleyin. Bu pozisyonda sezeryan dan sonra tercih edilebilir.

BEBEĞİ MEMEDEN NASIL AYIRACAKSINIZ?

Emzirme bittikten sonra bebeğiniz eğer kendisi göğüsten ayrılmıyorsa göğüsten ayırmak için parmağınızla ağzının köşesineden göğsünüze doğru bastırın. Eğer hala memeyi yakalamışken göğsünüzü çekerseniz ğöğüs ucunuz acıyabilir.

NE KADAR SÜRE VE SIKLIKLA EMZİRECEKSİNİZ?

Anne sütü çabuk sindirilir ve bebeğinizin mide kapasitesi küçüktür. İki günlük olduğunda günde yaklaşık 8-10 kez emer buda her 2-3 saate karşılık gelir. Bebeğinizi her emmek istediğinde emzirin. Açlıklarını ağızlarıyla aranarak ve hareketlerini arttırarak gösterirler. Ağlama genelde en son belirtidir.

Eğer bebeğiniz 1-2 emme hareketinden sonra yutkunuyorsa süt alıyor demektir. Emmesini bitirene ve uyuyana kadar göğsünüzde kalabilir. 5-7 günlükten itibaren bir göğüste 20 dakika kalırlar. Yutması bitene kadar aynı göğüste kalmasını sağlayın, daha sonra gazını çıkartın ve diğer göğüse geçirin.

SÜTÜNÜZÜN YETERLİ OLDUĞUNU NASIL ANLAYACAKSINIZ?

-Günde 6-8 kez bezini ıslatıyorsa,

- Günde 2 veya daha fazla hardal sarısı cıvık ve pürtüklü kaka yapıyorsa,

- Emdikten ve gazını çıkardıktan sonra sakinleşip uyuyorsa,

- Aktifse ve sesli ağlıyorsa,

yeterince anne sütü alıyor demektir.

GÖĞÜS UCUNUZUN YARA OLMAMASI İÇİN NELER YAPMALISINIZ?

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, bebeğin anne göğüs ucunu alış şekli göğüs ucu yara oluşmasını en fazla etkileyen faktördür. İlk 1-2 haftada hafif acı ve yanma hissetmeniz normaldir . Eğer bebek emmeye başladıktan sonra göğüs uçlarınızda ağrı hissediyorsanız bebeği memeden çekip vucut pozisyonunu ayarlayarak ağzını açıp göğüs ucunuzu dilinin üstüne ve damağına değdirerek tekrar deneyin.

Emzirmeden sonra 1-2 damla sütü meme uçlarına sürün ve açık bırakarak kurutun. Göğüs uçlarında çatlama, kanama ve sürekli ağrı olması normal değildir. Bu problemleriniz oluyorsa mutlaka bebek doktoruzla temasa geçin.

GÖĞÜSLERİNİZDE SÜT BİRİKİRSE NE YAPMALISINIZ?

Doğumdan sonraki 2.-3. günde göğüslerinizdeki süt artacaktır ve doluluk hissedeceksiniz. Bu dolgunluk hissi genelde 2-3 gün surer ve göğüslerinizde aşırı gerginlik ve ağrı hissedebilirsiniz.

Bu durumda yapmanız gerekenler:

- Bebeğin göğüsünüzün ucunu koyu renk kısmıyla beraber ağzının içine alıp almadığını control edin. Sadece meme ucunu alıyorsa göğsü tam boşaltamayabilir.

- Bebeğinizi her 1-3 saate bir sık aralıklarla besleyin.

- Bebek emmekte zorlanıyorsa emzirmeden once anne sütü sağılarak göğüsler bir miktar boşaltılabilir böylece göğüs ucuda daha çok belirginleşir.

- Emzirmeden önce ağrılı göğsün üzerine ılık kompres, emzirdikten sonra hala dolgunluk ve ağrı varsa soğuk kompres uygulayın

- Bebeğinizi sakin ve stressiz bir ortamda emzirin, rahatlamak için müzik dinlemeyi deneyin. Emzirme aralarını dinlenmeye ayırın.

Eğer yukarıdakileri denedikten sonra halen göğüslerinizdeki şişlik aynıysa, kızarıklık varsa mutlaka doktorunuza danışın.

EMZİREN ANNELERİN DİKKAT ETMESİ GEREKEN NOKTALAR

- Dengeli beslenmeye ve günde yaklaşık 4 lt sıvı alımına dikkat etmelisiniz.

- Emzirirken taze meyve suyu veya süt gibi besleyici bir içecek alabilirsiniz.

- Hamilelik sırasında aldığınız prenatal vitaminlere emzirdiğiniz sürece devam edin.

- Bebeğinizi bir emzirme rutinine koymayı beklemeyin. Bebeler genellikle 6-8 haftada kendi rutinlerini oturturlar. Unutmayın ki bebek emdikçe, süt yapımı da artmaktadır.

- Bebekler hızlı büyüme dönemlerinde daha çok emmek isterler (genellikle 2-3 hafta, 6 hafta ve 3. ayda)

- Doktorunuz önermediği sürece bebeğe su, şekerli su veya mama vermeye hiç gerek yoktur. İlk 6 ay anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yeter.

- Bebeğinizin veya sizin hasta olduğunuzu hissettiğinizde ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuzu arayın.

SAĞILMIŞ ANNE SÜTÜNÜ NASIL SAKLAYABİLİRSİNİZ?

50-100cc sağılmış anne sütünü temiz bir kap veya süt saklama poşetine koyun. Donarken süt genişleyebileceğinden, tepeleme doldurmayın. Tüm torbalara mutlaka tarih ve miktar yazın. Sütü derin dondurucunun kapağına değil, en soğuk noktasına koyun.

GÜVENLİ SÜT SAKLAMA KOŞULLARI

- Odanın serin bir yerinde 6-8 saat

- Buzdolabının rafında 72 saat (3 gün)

- Buzdolabının buzluğunda 2 hafta-2 ay arası

- Derin dondurucuda 6 ay

Her zaman önce en eski tarihli sütü kullanın.

DONDURULMUŞ ANNE SÜTÜNÜN ERİTİLMESİ VE ISITILMASI

Sakladıüınız anne sütünü kesinlikle ocağın üstüne veya mikrodalga fırına koymayın. Bu sütün proteinini bozar ve sütün içinde oluşan sıcak noktalar bebeğinizin ağzını yakabilir. Süt poşetini bir kaba koyduğunuz ılık suyun içine ağzı dışarda kalacak şekilde batırarak çözülmesini sağlayın (ben-mari usulü) ve salladıktan sonra sıcaklığını kontrol ederek bebeğinize verin.

UNUTMAYIN: Çözülmüş süt kullanılana kadar buzdolabında saklanmalıdır ve 24 saat içinde kullanılmalıdır. Bebeğinizi besledikten sonra sütün arta kalanını atın.

Çalışan annelere öneriler

çalışan anne  Çoğu zaman anlayışlı patronlar, düşünceli babalar ve becerikli bakıcılar bile yeterli olmayabiliyor.

Çocuk sahibi olduktan sonra bir süre işe ara veren Guardian yazarı Wendy Sachs, 100'den fazla kadınla yaptığı görüşmeler sonunda, çalışan annelere bir rehber hazırladı.

- Çalışma hayatının kendinize saygı duymak konusunda önemli bir faktör olduğunu unutmayın.

- Çocuklarınız küçük olsa bile, çalışma hayatına çok uzun süre ara vermeyin. Ara ne kadar uzun olursa, dönmek o kadar zor olacaktır.

- Çevrenizde güvenebileceğiniz, açık konuşabileceğiniz insanlar olduğundan emin olun.

- İşyerinde emzirme odası gibi özel imkânlar yaratılması için diğer annelerle birlikte mücadele edin.

- Ofisteyken işe, çocuğunuzlayken de sadece ona yoğunlaşın.

- Ev işleri ve çocuk bakımını eşinizle eşit olarak paylaşın.

- Mümkünse ev işinde de yardımcı olabilecek bir bakıcı tutun.

- Çok iyi organize olun. Çocuğun çantası, kıyafetleri gibi detayları geceden hazırlamaya çalışın.

- Patronunuzun sizi zorlamasına izin vermeyin ve sınırlarınız konusunda saygı duymasını sağlayın.

- Pratik çözümler bulun. İşinizin yoğun olduğu dönemde, çocuğunuzun katılacağı etkinlik için yiyecek hazırlamanız gerekiyorsa, hazır bir şeyler götürmeyi seçin.

- Ofiste ekstra iş üstlenmeyin.

- Geleneksel olmayan iş-aile programlarından korkmayın.

- Sınırlarınızı belirleyin, iş arkadaşlarınızdan da uyum bekleyin.

- Teknolojiyi kullanabilir ya da ondan sakınabilirsiniz. Kimi anneler, şirketten kendilerine hemen ulaşılmasını sağlayan iletişim cihazlarını kullanmak istemiyor. Kimi de evden çalışmayı kolaylaştırdığı için teknolojiden faydalanıyor.

- Eylem planınızı yapın. İş ve aileyi birlikte yürütmek size bağlı.

- Eviniz işyerine yakın olsun. Böylece yolda geçireceğiniz zamanı çocuğunuza verebilirsiniz.

- Mükemmel olmaya çalışmayın. Süper iş kadını ya da süper anne olmak zorunda değilsiniz.

- Çalıştığınız için çocuğunuza karşı suçlu hissetmeyin.

- Çocuğunuzla vakit geçirmek için rutin davranışlara başvurun. Yatakta TV seyredip, okuldan siz alıp, daha bol vakit geçirebilirsiniz.

- İş hızınızı kontrol altında tutun. Bazen aileniz için tempo düşürmek çok kötü olmayabilir.

- Çocuğu olan biriyle çalışın, durumunuzu daha rahat anlar.

- Kendi işinizi kurmaya çalışın.

- Kendinizi çocuğunuzun okuluna adayamıyorsanız da ilginizi arada bir de olsa sınıf etkinliklerine katılıp göz önünde olarak gösterin.

- İşte istediğinizi almak için 'ekonomi' argümanlarını kullanın, şirketler buna karşı gelmeyecektir.

- Çocuğunuzla olabildiğince çok oyun oynayın

Hamilelikte Neden İlaç Kullanılmaz?

Hamile İlaç Hamilelik süresince anne adaylarının sadece hekimlerinin önerdiği ilaçları kullanması gereklidir. Hekim önerisi olmadan eczaneden alınan kabızlık giderici, uyku yapıcı ilaçlar, sakinleştiriciler, ağrı kesiciler ve aspirin kullanılmamalıdır. En doğrusu çok mecbur kalmadıkça ilaç alınmamasıdır. Memorial Hastanesi Genetik Laboratuvarı Sorumlusu Genetik ve Farmakoloji Uzmanı Dr. Gülay Özgön, kadınların korkulu rüyası olan “Hamilelik döneminde ilaç kullanımı” hakkında bildi verdi.

Hamilelik süresince ilaç kullanımı felaketlere mi yol açar?

Klinik farmakolojideki gelişmeler, hamilelik süresince ilaç kullanılmasının felaketlere ve öngörülemez sonuçlara yol açabileceği korkusunu doğurmuştur. Bu korku doğal olarak gebelik süresince deneysel çalışmaları da kısıtlamış ve günümüzde elde edilen bilgilerin yalnızca yaşanan deneyimlerle sınırlı kalmasına sebep olmuştur. Örneğin; hipertansiyon, epilepsi, astım ve bakteriyel enfeksiyon gibi ilaç tedavisinin zorunlu olduğu durumlarda hangi ilacın hangi dozda uygulanması gerektiği farklı yorumlanmıştır.

Hamilelik döneminde en sık kullanılan ilaçlar:

Yapılan incelemeler ve araştırmalar göstermiştir ki hamilelerdeki ilaç kullanımı sıralamasında birinciliği antibiyotikler alır. Sonraki sıraları; analjezikler, sakinleştiriciler ile bulantı ve kusmayı engelleyen ilaçlar almaktadır.

İlacın kullanıldığı dönem önemli mi?

Hamilelikte ilaç kullanma risklerinden bahsederken, gebeliğin hangi dönemde olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekir. Çünkü gebelik dönemlerine göre ilaç etkilenmeleri de farklı olmaktadır. Örneğin gebeliğin ilk 3 ayı -bebeğin organlarının oluştuğu dönemde- anomalilerin oldukça ağır ortaya çıktığı bir dönem iken, sonraki dönemlerde alınan ilaçların etkileri o kadar ağır olmayıp daha çok büyüme ve gelişmeyi olumsuz olarak etkilemektedir.

Bebekte anomali yaratan (Teratojen) etkenler:

Gelişmiş ülkelerde bile tüm doğumların yüzde 2’sinde anomali görülmektedir. Genetik nedenler, bebeğin rahim içinde geçirdiği enfeksiyonlar, anne adayının şeker, epilepsi gibi kronik hastalıkları ile anne adayının; alkol, diğer madde bağımlılığı ya da radyasyona maruz kalması gibi nedenlerin yanında bazı ilaç kullanımları da sakat bebek doğumuna sebep olabilmektedir. Ailede daha önce sakat bebek doğumu ya da tekrarlayan düşükler de riski artıran faktörlerdir. Bu ailelerin de gebelik süresince daha dikkatli izlenmeleri gerekmektedir.

Annenin aldığı ilaç bebeğe nasıl geçer?

Annenin aldığı ilaç, bebeğin beslenme aracı olan göbek bağından (plasentadan) geçer. Annenin aldığı ilaç ya da besinler plasentadan geçerek, etkilerini gösterecekleri bebeğin dokularında olumsuz etkilerini gösterirler. Yapılan çalışmalar ile her ilacın eşit şekilde plasentayı geçmediği gösterilmiştir. Bunun nedenleri arasında; ilacın yağda çözünürlüğü, annenin ilacı kandaki proteinlere bağlama kapasitesi ve anne ile plasentanın ilacı metabolize etme hızı olarak belirlenmiştir. Sonuçta ilaçların plasenta bariyeri geçme yüzdeleri ne kadar bilinmiyor olsa bile, toplumdaki bireysel farklılıktan ötürü hiçbir zaman bebeğe geçen ilaç miktarı net olarak bilinmemektedir.

Bebeğin ilaçtan etkilenmesinin değerlendirilmesinde uygulanan esaslar:

• Bebeğin ilaçtan etkilenmesindeki yatkınlık, genetik olarak belirlenmektedir.

Özel bir plasental geçiş bulunmamaktadır.

• İlaca maruz kalma zamanı çok önemlidir.

• Bebeğin ilaçtan etkilenme derecesi genellikle doza bağımlıdır.

• Kullanılan ilaçlar anneye yararlı olabilirken, fetusa zararlı olabilir hatta ölümcül sonuçlar doğurabilir.

Bebeğin ilaçtan etkilenmesi ileri yaşlarda da bazı sorunlara sebep olabiliyor!

Son yıllarda yapılan çalışmalar; okul yaşına gelen çocuklarda saptanan psikomotor geriliklerin nedeninin ilaç etkilenmesinin geç etkisi olabileceğini göstermiştir.

Daha Detaylı Bilgi Almak İçin tıklayınız (PDF Dosyası)

Web Stats