Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Kadınca Yaşam

2 tane "bilirubin" etiketli yazı bulundu "bilirubin" tagli diger ogeler resimler , videolar

Yenidoğan bebeklerin ilk günleri

yeni doğan bebek yeni doğan bebek yeni bebek

Yenidoğanı ısıtalım...

Yeni doğan bebek doğumla beraber solunumunun başlaması, kalp dolaşımının normal yetişkinlerdeki şekle dönmesi ile dış ortama uyum sağlar.

Doğumdan sonra bebeğe en önemli yardım ortam ısısını uygun düzeyde tutmaktır.

Bebeği hiç vakit geçirmeden anne sütü ile beslemeye başlamak gerekir. Doğumdan sonra vücut ısısının düşmesi bebeğin dış ortama uyumunu gücleştirir ve enerji ihtiyacını artırır. Bu nedenle bebeği vücut ısısı düşüklüğünden korumak için doğum odasının ısısının 22-27 derece civarında bulunması, bebeğin doğar doğmaz ısıtılmış havlular ile kurulanması, ısıtıcı altında gerekli ilk değerlendirmeden sonra uygun giysilerin vakit geçirmeden giydirilmesi gerekir. Zamanında doğmuş ve normal kilodaki sağlıklı bir yeni doğanın bulunduğu odanın ısısı bebek giyimli olduğu halde 22-24 derece olmalıdır.

Bebek hemen kilo almaz...

Zamanında doğan, normal bir yeni doğanın ortalama ağırlığı 3500 gm dır. Normal bebeklerin % 95'i 2500 ile 4250 gm arasında bulunur. 2500 gm altındaki bebekler doğum haftalarına göre olmaları gerekenden düşük ağırlıklı bebekler olarak kabul edilirler ve bu bebeklerin enerji depoları yeterli olmadığı için erken beslenmeleri çok önemlidir. Bebeklerin doğum kiloları Anne'lerin vücut yapıları ile de ilişkili bulunmuştur. Iri yapılı Anne'lerin bebekleri genellikle daha kilolu doğmaktadır. Hayatın ilk 3-5 gününde zamanında doğmuş bebekler doğum ağırlıklarının % 5 kadarını kaybederler, ve 8-12. günlerde doğum kilolarına ulaşırlar. Bu kayıp normal kabul edilmekle beraber erken ve yeterli beslenmenin başlatılması ile kayıp azalmaktadır. Bebekler bundan sonra ilk aylar genellikle günde 20-40gm kadar kilo alırlar.

Zamanında doğan bir bebeğin ortalama boyu 50 cm, baş çevresi ise 35 cm dir. Bebeklerin %97 'sinin baş çevresi 33-37 cm arasında bulunur . Baş çevresinin normalin altında kalması, beyin gelişiminde gerilik, aşırı büyümesi ise beyin boşluklarında normalden fazla beyin omurilik sıvısının toplanmasına işaret eder. Bu nedenle baş çevresi ölçümleri boy ve kilo ile beraber ilk yıl her ay düzenli olarak yapılmalıdır.

Yeni doğanın görünümü..

Yeni doğan bebeğin cildi doğumdan hemen sonra kırmızımsı mavi renktedir, bir kaç saat içerisinde kırmızı-pembe renge döner. El ve ayakların ise ilk gün içinde mor olması anormal sayılmaz, bununla birlikte el ve ayakların belirgin mor ve soğuk olması durumunda bebeğin vücut ısısı kontrol edilmeli ve uygun ortam ısısı sağlanmalıdır. Yeni doğan bebeğin derisi verniks kazeoza denilen yağ tabakası ile örtülüdür. Bu yağ tabakası hem bebeğin ısı kontrolünü sağlamaya yardım eder hemde deriyi dış etkilerden korur. Bu nedenle yüz bölgesi dışındakiler silinmemeli, verniksin bir iki gün içerisinde kendiliğinden kaybolması beklenmelidir.

Bebeğinizi gün ışığında inceleyin...

Yeni doğanda hastalık belirtisi olabilecek morarma, döküntü, daha sonra ayrıntılı olarak sözünü edeceğimiz sarılık ancak bebeğin cildinin gün ışığı veya aydınlık ortamda gözlenmesi ile fark edilebilir. Bu nedenle anne bebeğini iyi ışık alan bir ortamda günde birkaç kez gözlemelidir.

Yeni doğan bebekte baş kemiklerinin üst üste binmesi ve kafa kemiklerinin yumuşak oluşuna bağlı olarak başta şekil bozuklukları normaldir ve bir kaç gün içerisinde düzelir.

Yenidoğan ne görür, ne duyar?

Yenidoğan bebeğin duyu organları genellikle iyi gelişmiştir. Görme yeteneği doğumdan itibaren vardır. Bebek parlak ışıkta gözlerini kapar. Bazen göz hareketleri düzenli değildir ve şaşılık gözlenebilir. Ancak kayma sabit ise bu durum normal kabul edilmemeli ve göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. 1-2 haftalık bebek eşyayı kısa süreli ve ancak 45-90 derece kadar takip etmeye başlar.

Bebeğin işitme duyusu ise sesli uyarıya bebeğin sıçrayarak, ağlayarak cevap vermesi veya emmekte olan bir bebeğin emmeye ara vermesi ile anlaşılabilir.

Sağlıklı bir yeni doğanın solunumu düzenlidir. Inleme, hırıltı, morarma hastalık belirtisi olabilir ve bir çocuk hekimince kontrolü gerektirir.

Meme bölgesinde sıklıkla gözlenen şişlikler normaldir ve bir kaç haftada kendiliğinden geriler. Ovulmamalı ve sıkılmamalıdır.

Ilk dışkılama, ilk idrar...

Bebeğin dışkısını ilk 48 saat içerisinde yapması beklenir. Bebeklerin bir çoğu mekonyum denilen koyu yeşil yapışkan dışkıyı ilk 24 saat içinde yapar. Anne sütü alan bebeğin dışkısı 3-4. günlerde parlak, altın sarısı renge dönüşür. Dışkılama sayısı bebekten bebeğe değişkenlik gösterir. Günde 8-10 kez dışkılayan bebekle gün aşırı dışkılayan bebek normal gelişem gösterebilir. Anne sütü alan bebeklerin çoğu dışkılarında küçük beyaz gıda parçacıklar bulunan dışkı yaparlar. Bebeklerin bir çoğu ilk 24 saat içerisinde idrar yaparlar. Yenidoğan döneminde idrardaki ürat kristallerine bağlı olarak bezde turucu pembe renkli leke görülebilir bu endişe duyulacak bir durum değildir bir süre sonra kaybolur.

Yenidoğanda cinsel organlar...

Zamanında doğan erkek bebeklerin büyük çoğunluğunda yumurtalıklar torbalara inmiştir. Ancak % 2-10 kadarında inmemiş bulunabilir . Birinci yıl sonunda hala inmemiş ise çocuk cerrahına başvurulmalıdır. Ilk 3-4 ayda torbalarda, fazla sıvı toplanmasına bağlı şişlik normal kabul edilir. Çoğu zaman kendiliğinden düzelir. Devam ederse doktora baş vurulmalıdır. Sünnet derisinin dar olması normaldir ve eğer bebek idrar yapmakta güçlük çekmiyorsa deriyi zorlamamak gerekir.

Kız bebeklerde vaginadan koyu, beyaz bir akıntının gelir. Bu durum bazen 1-2 hafta sürer. Bazende anneden geçen hormonlara bağlı olarak az miktarda kanlı akıntı görülebilir. Bu kanama bir hastalık belirtisi değildir

Çocuk hekimi bebekte kalça çıkığı kontrolü yapar. Kalça gelişiminin normal olabilmesi için kundak yapılmamalı ve geniş ara bezi kullanılmalıdır.

YENI DOĞAN DÖNEMINDE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Yeni doğan sarılığı nedir?

Yeni doğanda sarılık, en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Ilk hafta içinde zamanında doğmuş bebeklerin % 50 sinde, erken doğan bebeklerin %85 inde sarılık ortaya çıkar. Yeni doğanda sarılığın nedeni bebeğin kanında bilirübin denen bir maddenin fazlalaşmasıdır

Bebek kanındaki bilüribin nereden gelir?

Kanda yaşam süresini dolduran alyuvarlar parçalanır, ortaya bazı maddeler çıkar . Bunların başında bilüribin vardır. Bu madde karaciğerde bir takım işlemlerden geçtikten sonra safra aracılığı ile bağırsaklara geçer ve dışkı ile atılır. Böylece kanda bilüribin düzeyleri değişmez. Yeni doğanda bilüribin düzeyleri 2-4 mg/dl kadardır. Bilüribin düzeyi 5mg /dl yi aştığında sarılık fark edilir hale gelir ve ilk olarak göz akları sararır. Kan bilüribin düzeyleri ile sarılığın vücuttaki dağılımı arasında iyi bir uyum vardır. Bilüribin 5-8m/dl olduğunda sarılık baş ve boyundadır, 8-10mg/dl de gövdenin üst kısmında, 10-13 mg/dl de gövdenin alt kısımlarında, 13-16 mg/dl de kol ve bacaklarda izlenir. El ve ayaklara kadar inmiş sarılıkta bilirübinin 20 mg /dl civarında olduğu düşünülür. Ancak bu değerlendirme klinik deneyim gerektirir ve yanılmalara neden olabilir. Bu nedenle şüpheli her durumda laboratuarda kanda bilüribin ölçtürmek en uygunudur.

Fizyolojik sarılık nedir?

Yeni doğan bebeklerin bir çoğunda bilüribin düzeyleri yükselir. Bu geçici yükselmeye fizyolojik sarılık denir. Yeni doğanın alyuvar hücreleri daha kısa ömürlüdür. Karaciğerde işlemden geçirilecek bilüribin yükü fazladır. Yeni doğanın karaciğeri de henüz bu bilüribini işleyecek durumda değildir. Böylece fizyolojik sarılık meydana gelir. Erken doğan bebeklerde sarılık daha sık ve şiddetli görülür. Fizyolojik sarılık genellikle doğumdan sonraki 2-3. günlerde ortaya çıkar ve 7-10 günde kaybolur. Erken doğan bebeklerde sarılığın ortaya çıkması daha geç olurken kaybolması da geç olur. Kaybolma en son göz aklarında olur. Fizyolojik Sarılıkta bilüribin düzeyleri zamanında doğanarda 12mg/dlyi, erken doğanlarda 15mg/dl yi geçmez.

Fizyolojik olmayan (tehlikeli) sarılıklar...

En başta kan uyuşmazlığına bağlı sarılıklar görülür. Kan hücrelerinin bazı yapısal bozuklukları da sarılığa neden olabilir. Yeni doğan sarılığı tedavisi mümkün olan bir hastalıktır . Ancak çok fazla artmış bilüribin beyine geçerek kalıcı harabiyet yaptığından hekim tarafından dikkatle izlenmesi gereklidir.

Sarılığın tedavisi...

Sarılığın tedavisi bilüribin yüksekliğine yol açan sebebi ortadan kaldırmaya ve beyin harabiyetini önlemeye yöneliktir. Bilüribin düzeylerini belirlenen düzeylerin altında tutmak için öncelikle bebeğin yeterli sıvı ve kalori almasını sağlamak gerekir.

En sık fototerapi denen ışık tedavisi uygulanır. Bu tedavi ile bilüribin, ışık etkisi ile vücuttan kolay atılabilen, suda erir hale getirilir. Zamanında doğan bir bebekte fototerapi bilüribin düzeyi 15mg/dl yi aştığında uygulanır.

Tedavide son basamak kan değişimidir. Kan değişimi genellikle kan düzeyi 20mg/dl yi aştığında uygulanırsa da, kan değişimi için konulan sınırlar bebeğin doğum haftasına, doğum kilosuna, sarılığın nedenine ve bebekte mevcut ilave hastalıkların varlığına bağlı olarak değişmektedir.

Kusma ve Gaz Sancıları...

Bebeklerin bir çoğu meme emerken bir miktar hava yutarlar. Karında emilen sütle beraber şişlik meydana getiren bu durum bebeği rahatsız eder. Çoğu bebekler sıklıkla beslenmenin sonunda rahatça gaz çıkarır. Çoğu bebek gaz çıkarma sırasında emdikleri sütün bir kısmını çıkarır. Bu bir hastalık belirtisi değildir. Beslenmeden bir süre sonra peynir kesiği gibi olan kusmalarında, eğer bebek sağlıklı ise ve kilo alımında sorun yok ise üzerinde durulmamalıdır.

Tehlike işaretleri...

Bebek çok fazla ve sürekli kusuyorsa, kilo alımı yeterli değilse ve bebekte kusma ile beraber başka olağan dışı belirti var ise doktora başvurulmalıdır. Özellikle 2-3 haftadan sonra fışkırır gibi bol kusmalar mide ile oniki parmak bağırsağı arasında tıkanıklık belirtisi olabilir. Her yaşta bebek için yeşil safralı kusma barsak tıkanıklığına bağlı olabilir. Ateş ile beraber kusma ve beslenme güçlüğü infeksiyon hastalığında görülebilir. doğuştan bazı hastalıklarında ilk belirtileri kusma olabilir. Özetlenecek olursa çoğu kez kusma, hastalık belirtisi olmaksızın bir süre sonra azalmaktadır. Ancak çok kusan bebekler doktor gözetimi altında olmalıdır.

Bebeğin Yatışı...

Bebeği daima sırtüstü yatırın. Karın üstü yatırılan bebeklerde ani beşik ölümü denilen acı olayla karşılaşma olasılığı vardır. Yatak odasının sıcaklığı 18-20 derece olmalıdır. Ince hafif battaniyelerle bebeğin ısısı ayarlanabilir. kaynak:hasta rehberi

Yeni Doğan Çocuklarda Sarılık Hastalıkları

    yeni doğan sarılık Yenidoğan Sarılığı

    Yenidoğan sarılığı, bebeklerde yaşamın ilk haftasnda sık görülen bir sorundur. Sağlıklı bebeklerdeki normal sarılığa ' Fizyolojik Sarılık ' denir. Sarılığa, bilirubin adlı bir maddenin kan düzeyinin artışı yol açar. Kırmızı kan hücrelerimizin parçalanmasıyla oluşan bilirubin, yenidoğan bebeklerin bazılarında vücuttan atılamaz ( Karaciğer henüz yeterince olgunlaşmamıştır, veya bilirubin biraz fazla miktarda ortaya çıkmıştır)

    Sonuçta, bebeğin cildi ve göz aklarındaki sarı renk anne babanın dikkatini çeker. Sarılık, genellikle 2-3. günlerde yüzden başlar, giderek vücudun aşağı kısımlarına yayılır. Sarılığın ilk günde başlaması normal değildir, altta başka bir hastalık olabileceğine işaret eder. Yenidoğan sarılığı, bulaşıcı bir hastalık değildir.

    Doktora başvurduğunuzda, bir kan testi isteyerek bilirubin düzeyine bakacaktır. Sonuca göre, ya bebeği izleme alacak,ya belli bir dalga boyunda UV ışını alması için hastaneye yatıracak ( bu işleme fototerapi diyoruz ), ya da nadiren eğer değer çok yüksekse kan değişimi gerekecektir. Genellikle sarılık 7-10 günde kaybolur. Zor doğumlarda veya prematüre bebeklerde sarılık daha şiddteli olup daha uzun sürebilir. Bebeği sık sık emzirirseniz, barsakları daha sık çalışacak, bilirubin düzeyi daha kolay düşecektir.

    Toksik düzeylerde bilirubin, bebeğin beynine zarar verebilir, işitme kaybına yol açabilir. Bu nedenle, zaman geçirmeden doktora başvurup uygun tedavinin başlanması önemlidir.

    Yaşamın ilk 1 haftasında normal yeni doğanların % 60, erken doğanların % 80'inde sarılık görülür.

    Sarılığa neden olan kan hücrelerinin yıkılması ile oluşan bilirubin denilen maddedir.

    Bilirubinin yağda çözünen bir madde olduğu için belli düzeylerin üstünde yenidoğanın beynine zaralı etkisi vardır. Bilirubinin vücuttan atılabilmesi için karaciğer hücresinde suda çözünen bilirubine değişmesi gerekir.

    Yeni doğan bebeklerde görülen sarılığın büyük bölümü fizyolojik sarılık denilen vücut işlevlerinin olgunlaşma süreci nedeniyle oluşan sarılıktır.

    Yeni doğan bebekte erişkinden farklı olarak;

  1.  kan hücre sayısı fazla,
  2.  kan hücrelerinin yaşam süresi kısa,
  3.  karaciğer hücresine bilirubinin alınmasını sağlayan Y proteini yetersiz,
  4.  hücre içinde bilirubini etkisiz şekline dönüştüren enzim çalışması da düşüktür.
  5. Tüm bu nedenlerle yenidoğan bebeklerde bilirubin düzeyleri erişkine göre yüksek olur. Normal bebeğin kordon kanında bilirubin 1-3 mg'dır. 3. günde 6 mg'a kadar çıkar, en fazla 12mg'a kadaryükselir, 2-3 gün bu düzeyde kalır, 10. günden sonra erişkin düzeyi olan 1 mg'ın altındaki değerlere ulaşır. Erken doğan bebeklerde ise yükselme daha geç, 5.günde olur, 10-15 mg'a kadar çıkar, normale gelmesi 1.ayı bulur.

    Anne sütü ile beslenen her 200 bebekten birinde 4-7. günlerde artan 10-20 mg'ulaşan bilirubindeğerleri saptanır. 4-10 gün bu seviyede kalır, 3-12 hafta içinde normale gelir. bu dönemde 48 saat annesütü kesilirse hızla düşer ve yeniden başlandığında yükselme olmaz. Bu bebeklerde kan hücrelerinin yıkım hızında artış, karaciğer hücre işlevinde bozukluk, infeksiyon yoktur, tartı alımları normaldir. Son yıllarda 3-4.günde başlayan erken anne sütü sarılıklarından bahsedilmeye başlamıştır. Ancak bunlarda anne sütünde bulunan bir madde değil, kalori azlığı ve yetersiz beslenme bilirubin artışından sorumlu tutulmaktadır. Sarılık;

  6.  yaşamın ilk gününde başlarsa,
  7.  1.günde 5 mg' ı geçerse,
  8.  bilirubin düzeyi normal yenidoğanda 12mg'ı,
  9.  erken doğanda 14 mg'ı geçerse,
  10.  1.haftadan sonra devam ederse,
  11.  birlikte kansızlık veya karaciğer büyümesi varsa  fizyolojik sarılık değildir, dikkatle incelenmesi, izlenmesi gerekir. Fizyolojik olmayan sarılıklar içinde en bilineni halk arasında denilen Rh uyuşmazlığına bağlı sarılıktır.
  12. Kan Uyuşmazlıkları

    Gebeliklerin %9 unda Rh negatif anne Rh pozitif bebek taşır. Burada sarılığın gelişmesi için; bebek kan hücrelerinin anne kan dolaşımına geçmesi, annede bebek kan hücrelerine karşı antikor oluşumu ve bu antikorların bebeğe geçerek bebek kan hücrelerini yıkması (parçalaması) gerekir. Anne karnında iken bu geçiş çok azdır. Asıl doğum sırasında bebek kanı anneye geçer. Bu nedenle Rh uyuşmazlığı genellikle ikinci bebeklerde sorun olur. İlk gebelikte Rh uyuşmazlığına bağlı sarılık hemen daima öncesinde düşük, kürtaj veya yanlış kan verilmesi sonucudur. Sarılık bebekte 1. günden itibaren başlar, hızlı yükselir. ABO uyuşmazlığı daha sık olmakla birlikte daha az sorun olur. Anne A veya B grubu ise uyuşmazlık sorun olmaz. Anne O grubu ise; çocuğun AB, A,B grubu olması bu tip sarılığa neden olabilir. Tüm gebeliklerin %15 inde gruplar böyledir, ancak canlı doğumların %1 den daha azında buna bağlı ciddi sarılık gelişir.Bilirubin düzeyleri erken dönemde yükselir, nadiren tehlikeli boyutlara ulaşır.

    Diğer Nedenler

    Bebekte;

  13.  doğum sırasında oluşan hematom denilen kan topağı,
  14.  polisitemi denilen kan hücrelerinin beklenenden fazla olması,
  15.  G-6-PD, Piruvat kinaz diye isimlendirilen enzimlerin doğuştan eksikliği,
  16.  kan hücrelerinin yapısal bozuklukları gibi nadir olaylarda kan hücresinin fazla ve hızlı yıkılması sonucu yenidoğan sarığınına yol açarlar. Ayrıca karaciğer hücresine bilirubinin alımında, etkisiz hale getirilmesinde bozukluğa neden olan bir takım doğumsal hastalıklar, tiroid bezinin hiç çalışmaması veya az çalışması da yenidoğan bebekte sarılık nedeni olur. Yukarıda anlatılan durumlarda yükselen hep beyne zarar verebilecek olan yağda eriyen bilirubin (indirekt bilirubin)dir. Yükselme hızı, başlangıç saati, bebeğin kilosu erken doğup doğmaması, eşlik eden başka bir hastalığın varlığı gibi pek çok nedenle tedavi kararı verilen düzey değişmekle birlikte 16-17 mg da fototerapi denilen ışık tedavisi, 20 mg'ın üstünde kan değişimi uygulanarak tedavi edilir.
  17. Bebekte tanı ve tedavide geç kalınırsa kernikterus denilen hastalık oluşabilir. Bilirubin beyinde bazal ganglionlar denilen bölgeyi etkiler. Bebekte 2-7. günde gevşeklik, tiz sesle ağlama, kötü beslenme, kusma, ateş, havale görülür. Akciğerlere kanama, kaslarda aşırı kasılma(hipertoni) gelişir. Bu bebeklerin %50 si yenidoğan döneminde ölür. Geri kalanı motor gelişim geriliği, spastisite, sağırlık, yukarı bakış felci, zeka geriliği gibi sekellerle iyileşir. Suda eriyen bilirubin beyne zarar vermez .Yükselmesi Karaciğer ve safra yollarını ilgilendiren ciddi bir olayı düşündürür. İnfeksiyonlarda ( CMV, TORCH), yenidoğan hepatiti, galaktozemi, trizinos gibi doğuştan metabolizma hastalıkları, kistik fibroz, alfa tripsin 1 eksikliği, ailevi safra yolu hastalıkları, hepatit B 'yi düşünmek ve ona yönelik tetkikleri yapmak gerekir. Sarılıklı bir yeni doğan ciddiyetle ele alınmalı, öncelikle sarılık fizyolojik mi, patolojik mi değerlendirilmeli, gerekli tetkikler yapılarak tedaviye gereksinim varsa yapılmalıdır.

Web Stats Free counter and web stats