Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Kadınca Yaşam

8 tane "gebelik" etiketli yazı bulundu "gebelik" tagli diger ogeler resimler , videolar

Gebelikte sessiz katil hipertansiyona dikkat

hamileDİYARBAKIR’da, Özel Çamlıca Kadın Hastalıkları ve DoğumHastanesi’nde görevi Op.Dr. Emel Doğan Özdaş, Türkiye’de gebelik sırasında anneölümlerinin yüzde 50’sinin hipertansiyon ve buna bağlı etkenlerdenkaynaklandığını söyledi.

 

Dünyadahızla yaygınlaşan hipertansiyonu "sessiz katil" olarak adlandıran Özdaş,"hipertansiyon genellikli ilk hamilikte görülür, gebeliğin 20’incihaftasından sonra ortaya çıkar. Özellikle hamilelerin sık sık tansiyonlarınıölçtürmeleri gerekir" dedi.

 

Op.Dr.Emel Doğan Özdaş, dünyada hızla yayılan hipertansiyonun hamile kadınlar içinbüyük tehlike yarattığını söyledi. hipertansiyonu ’sessiz katil’ olarakadlandıran Özdaş, Türkiye’de yaşamını yitiren hamile kadınların yüzde 50’sininhipertansiyondan kaynaklandığını söyledi. Hipertansiyonun en önemlibelirtisinin enseden başlayan baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, çarpıntı vegece sık idrara çıkma olduğunu belirten Emel Doğan Özdaş, "Yüksek tansiyonçoğu zaman belirti vermez, tamamen tesadüfi fark edilir. Hipertansiyon yaptığısemptomlar itibarı ile genelde hastanın hafife aldığı bir durumdur. Hastabunları başka hastalığa yorar. Halbuki bir tansiyon ölçüldüğünde durumugörebilir. Hatta hiçbir şikayeti olmayan insanların bile yılda bir defa tansiyonlarınıölçtürmelerinde fayda vardır" dedi.

 

hipertansiyonun hedef organının kalp olduğunu söyleyenÖzdaş, "Hastalık kalbi yüzde 55 oranında etkiler. Zamanla kalp yetmezliğive kalpte büyümeden olur" dedi. Hastalığın hamile kadınlarda hamileliğinin20’inci haftasından sonra ortaya çıktığını ifade eden Özdaş, "Hastalığınasıl kaynağı gebeliğin kendisidir, İlk hamilelikte ve 20 yaş altı ve 30 yaşüzeri halime kadınlarda sık görülür. Annelerde ölüme, erken doğuma, bebeklerdekalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, akciğer yetmezliği gibi hastalıklar meydanagelmektedir. Hamililikte hipertansiyondan korunmak için düzenli süt ve sütürünleri, C ve E vitaminleri çok önemlidir. Bunlar hafif tansiyonun şiddetlihale gelmesini önler. Halime kadınların, sık sık tansiyonlarını ölçtürmesi,kan, idrar testleri yaptırması ve kilo takibi yaptırması gerekir" dedi.

Kadınlar 100 yaşındada çocuk yaştada doğum yapabilecek

hamile Bilimadamları önümüzdeki 30 yıl içerisinde 100 yaşına gelen kadınların dahi doğum yapabileceği sağlık şartlarının oluşturulacağını bildirdi.

Daily Telegraph gazetesinin haberine göre bu öngörü, çocukluk döneminden itibaren kadınların istedikleri her yaşta çocuk doğurabileceği bir dünya vadediyor.

Uzmanlar, deri hücrelerinden sperm ve yumurta üretme tekniklerinin her geçen gün biraz daha geliştiği, 2040'a kadar buluşların hayata geçirilebileceği görüşünde. Elde edilen yeni veriler sayesinde anne ve babalar çocuklarının karakteristik özelliklerini, saç rengini, boyunu, zekasını ve hatta hastalığa açık genlerini doğumdan önce belirleyebilecek.

Bilim dergisi Nature'da yayımlanan araştırmayla ilgili konuşan Singapur Biyoloji Enstitüsü'nden Davor Saltor, "Kadınlar yaşlarını umursamadan çocuk yapmayı erteleyebilecekler. Bu önümüzdeki 30 yıl içinde gerçekleşecek" dedi.

Bazı doktorlar gebeliğin gerçekleşebilmesi için suni bir rahim kullanılabileceğini kaydetse de, bunun deneyler için embriyo oluşturma tartışmalarını da beraberinde getireceğini söylüyor. Gelecekteki ahlak değerleriyle alakalı bir fikrinin olmadığını söyleyen Saltor, "Embriyo üretmenin başlangıcı şu anki şartlarda çok zor olacak, ancak daha sonra hayatın bir gerçeği haline gelecek" diye konuştu.

Saltor, ileride bir bilim adamının 20 bin embriyo ürettiğini ve gelişimleri üzerinde çalıştığını söylediğinde insanoğlunun buna şaşırmayacağını ekledi.

Hamilelikteki değişimler normal, endişelenmeyin

hamilelik degisimler Hamilelik döneminde cildiniz kuruyup koyulaşabilir. Cildinizin temiz ve nemli olmasına ve çok sıcak su kullanmamaya dikkat edin.

Hormonlar diş etlerini yumuşattığı için dişlerde problem yaşayabilirsiniz. Bu nedenle her yemekten sonra dişlerinizi fırçalamayı unutmamalısınız.

Hamilelik çizgilerini önleyen bir yöntem yoktur. Fakat nemlendirici kremler yardımcı olabilir.

Hamileliğin 18. haftasına doğru kaslarınızın gevşeyip bağırsaklarınızın tembelleşmesi kabızlığa yol açabilir. Bu dönemde taze meyve, kepekli ürünler, ekmek ve makarna gibi yiyecekler tavsiye edilir.

Hamilelikte saçlarınız değişikliğe uğrayabilir. Düzenli yıkayıp bu sorunu yok edebilirsiniz. Zaten hamilelik sonunda saçınız normal halini alacaktır.

Tat Alma

Hamileliğin ilk dönemlerinden itibaren görülen hormon değişiklikleri mide bulantısına yol açar ve bazı yiyeceklerin tadını kötü algılamanıza sebep olur.

Memelerde Hassasiyet

Hamilelikte progesteron miktarı artar ve memeleriniz süt üretmeye hazırlandığı için dolu, ağır ve hassas hissetmenize sebep olur. Meme başlarınızın renginde koyulaşma görülebilir.

Bulantı

Yüksek miktarda salgılanan HCG hormonu sindirim sistemi kaslarının gevşemesine, mide  asitinin artmasına ve kokuya karşı aşırı hassasiyete yol açar, bulantı ve kusmaya sebep olabilir.

Yorgunluk

Hamilelik sırasında bebeğinizin tüm hayati organları ve plasenta şekillenir. Bu yüzden bedeninizin ihtiyaçları sizin çok yorgun hissetmenize yol açar.

Hassasiyet

Hormonal değişiklikler kokuya karşı aşırı bir hassasiyete sebep olur. Sigara kokusu ve çeşitli yemek kokuları midenizin bulanmasına sebep olabilir.

Sık İdrara Çıkma

Hamilelik hormonları pek çok kasın gevşemesine sebep olur ve sidik torbası kasları da bunlardan birisidir. Böbrekteki kan akışının artması idrar üretiminizin de artmasına yol açar ve doku ve organlarınızda aktivitelerinizin artışından kaynaklanan normalden daha fazla sıvı bulunur.

Vajinal Akıntı

Hamilelik dönemindeki hormon artışı vajinal akıntının artmasına sebep olur.

Doğum Kontrol Hapları

 

dogumkontrolhapi doğum kontrol hapı

Doğum Kontrol Hapları

Hamilelik kadın yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın erkek sperm hücresi ile birleşip, döllenmesi sonucunda gelişir. Doğum kontrol hapı, gebelik sırasında vücudumuzda bulunan hormonlar gibi çalışır. Yumurtalıkların yumurta üretmesine, rahim ağzından sperm geçişine engel olarak gebeliğin oluşmasını engeller.

Doğru kullanıldığında Doğum Kontrol Haplarının güvenilirliği %100'e yakındır. Çocuk istendiği zamanda hapların bırakılmasıyla  hamile kalınabilir.

Kadınların çoğu bu hapları kullanabilir. Aşağıdaki özellikleri taşıyan kadınlar için doğum kontrol hapları en uygun korunma yöntemidir.

  1. 40 yaşından genç bayanlar
  2. Yeni evli veya çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar

Daha önce hiç hamile kalmamış olsanız bile hapın bu konuda sakıncası yoktur. Kullanmayı bıraktığınız günden itibaren hamile kalabilirsiniz.

Doğum kontrol hapları, doğum kontroluyla hiç ilgisi olmayan bir çok soruna çözüm getirmiştir. Haplar adet ağrılarını azaltır Adet kanamalarını düzene sokar. Ne zaman adet göreceğinizi bilirsiniz. Adet kanamalarının miktarını azaltarak vücudun demir kaybını önler

Rahim, yumurtalık ve tüplerin iltihabına karşı koruyucudur. Dış gebelik ihtimalini azaltır.

Yumurtalık ve rahim kanserine karşı koruyucudur. Kısırlığa neden olan, adet dönemlerinde ve ilişki sırasında ağrıya yol açan bir hastalık olan ENDOMETRİOZİS tedavisinde uzun süreli kesintisiz kullanımı vardır.

Eğer 40 yaşın üzerinde ve SİGARA kullanıyorsanız, ilaçlara rağmen düzene girmeyen tansiyon yüksekliği ve şeker hastalığı varsa, gebeler ya da gebelik şüphesi olanlar, önceden geçirilmiş veya geçirilmekte olan damar tıkanıklığı bulunanlar, mevcut karaciğer hastalığı olanlar kullanmamalıdırlar.

Şiddetli baş ağrısı ve migren nöbetleri, bulanık görme ve görme bozukluğu, şiddetli bacak ağrısı, bacakta şişme kızarıklık , göğüs ağrısı ve solunum güçlüğü, sarılık ortaya çıkması durumlarında hapın kullanımı bırakılmalıdır.

Tüm dünyada günümüze kadar gelen çalışmalarda hap kullanımının kadınlarda kansere yol açmadığını açıkça göstermiştir. Tam aksine, rahim ve yumurtalık kanserine karşı koruyucu etkisi gösterilmiştir.

Adet kanamanız uygun olmadığını düşündüğünüz zamanlara denk düşebilir. Bir spor karşılaşmasına katılmak ya da deniz kıyısında geçireceğiniz bir tatilin tadını çıkarmak istiyor olabilirsiniz. Bu durumda doktorunuzla konuşarak adet kanamanızı yaklaşık 1 hafta öne veya sonraya kaydırabilirsiniz.

Sorularla Doğum Kontrol Hapı

Doğum Kontrol Hapı Kullanılırken nelere dikkat etmeli ?

Kullanılan doğum kontrol hapının maksimum etkili olabilmesi için ilk kural düzenli olarak alınmasıdır.

Haplar iki şekilde ambalajlanmıştır. İlkinde 21 hormon hapı vardır. Her gün bir adet hap yutulur ve tamamı bitince yeni hapa başlamadan önce yedi gün ara vermek gerekir. Bu yedi günde normal bir adet kanaması olur. Haplara yedi gün ara verdikten sonra tekrar başlamayı unutanlar için 28 haplık kutular vardır. Bu her gün bir hap alma düzenini korur. Paketin içinde, diğerinde olduğu gibi, 21 tane hormon hapının yanında yedi günlük arada alınmak üzere yedi tane de “yalancı” şeker hapı vardır. Bir paket bitince ikincisine başlanır.

Doğum kontrol haplarının yanında başka ilaç, vitamin veya şifalı otlar kullanıyorsanız doktorunuza bilgi veriniz. Bunlardan bazıları doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilir.

Hapı Almayı Unutursanız Ne Olur ?

Hapı almakta 12 saatten daha az bir gecikme olduysa:

Yalnız unuttuğunuz hapı alın. Bir günde iki hap almış olsanız bile, bir sonraki hapı da her zamanki normal saatinde alın

Hapı almakta 12 saatten daha fazla bir gecikme olduysa:

Almayı unuttuğunuz hapı hemen alın. Bundan sonra almanız gereken hapı normal saatinde alın fakat önünüzdeki yedi gün, doğum kontrol hapı yanında, gebeliği önlemekte yardımcı olacak kondom, diyafram vb kullanın. Olay 21 haplık kutuları kullanırken ve bir paket içindeki haplardan yediden daha az hap kalmışken olduysa bu paketi bitirir bitirmez yedi gün ara vermeden yeni pakete başlayın. Olay 28 günlük hapları kullanırken olduysa önce o paketin içinde kaç tane daha hormon hapı kaldığına bakın. Yediden azsa, hormon haplarını bitirin ve şeker haplarını almadan yeni bir paket içindeki hormon haplarına başlayın.

Doğum Kontrol Hapının Sağlık Açısından Yararları Nedir ?

Cilt ile ve Adet Öncesi Gerginlikle (bazı kadınlarda adet öncesi görülen huy değişiklikleri veya diğer belirtiler) ilgili sorunlara iyi gelebilir.

Adet kanamasında miktarı ve sancıyı azaltabilir.

Yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltır.

Bütün Kadınlar Doğum Kontrol Hapını Kullanabilir Mi ?

Daha önce damarda kan pıhtılaşması (tromboz), kalp hastalığı, meme kanseri veya karaciğer hastalıkları gibi sorunları olan kadınlar hap kullanmamalıdır. Doğum kontrol hapı almaya başlamadan önce, aşağıda belirtilen noktalar sizin için geçerliyse doktorunuza bildiriniz:

o Sigara içmek (sigarayla birlikte doğum kontrolu hapı kullanmak kalp hastalığı ve felç riskini artırır)

o Yüksek tansiyon veya şeker hastalığı

o 35 yaşını geçmiş olmak

o Migren

Doğum Kontrol Hapının Yan Etkileri Nelerdir ?

Doğum kontrol hapı kullanan kadınların bazılarında düzensiz kanama, kilo alma, baş ağrısı, bulantı, cinsel isteğin azalması, deri sorunları, huysuzluk, şişkinlik veya göğüslerde sancı görülse de yan etkiler iki üç ay içinde kaybolur. Doktordan başka bir hap vermesini istemekle sorunlar genellikle düzelebilir. Bazen hap kullanan kadınların yüzlerinde parça parça kararma olabilir. Bunu önlemek için şapka giymek ve güneş kremi kullanmak önerilir.

Doğum Kontrol Hapı Meme Kanserine Neden Olur Mu ?

Bu konu tartışmalıdır. Doktorların çoğuna göre meme kanseri riski çok azdır ve hapın değeri diğer kanserlerden korunmayı sağlamasıyla dengeli olarak ölçülmelidir.

Hap Kullanmak İleride Gebe Kalmayı Önler Mi ?

Hayır. Ancak, hap kullanmayı bırakırsanız adet kanamalarınızın normale dönmesi için bir iki ay geçebilir.

Dogum sonrasi cinsel yaşam nasıl olmalı

 

cinsel yaşam cinsel yasam

Yeni doğan bebekleri ile dünyadaki belki de en büyük mutluluğu tadan anne ve baba, bununla birlikte yaşamın bir bakıma farklı bir boyutuna da geçmiş olacaktır.

Doğumdan sonra ne zaman cinsel ilişki…

Bu konudaki genel kanı lohusalık dönemi olan doğum sonrası ilk 6 hafta boyunca sağlık nedenleri başta olmak üzere bir çok faktör göz önüne alındığında cinsel ilişkiden sakınılması yönündedir. Bu şekilde daha sağlıklı bir şekilde yeniden cinsel yaşama geçilmesi sağlanacaktır. Lohusalık döneminde seks için kendilerini yeterince hazır hisseden çiftler sağlık durumlarını doktorları ile konsülte ederek uygun olduğu taktirde biraz daha erken cinsel yaşama dönebilirler.

Erkeğin yaklaşımı ne olmalıdır..?

Kadınların en büyük korkularından biri doğumdan sonra eski vücutlarına kavuşamamak ve bu şekilde eşlerinin ilgi ve arzusunu eskisi kadar çekememektir. Bilinçli bir erkek bunu bilerek, eşine bu konularda destek olmalı, onun bu çekincelerinin yersiz olduğunu söyleyerek, ona karşı sevgi, ilgi ve isteğinin hiçbir şekilde azalmadığını ifade etmelidir. Ona daha şefkatli yaklaşmalı, lohusalık tamamlandığında sağlıklı bir cinsel ilişki için istekli olduğunu ifade edecek ilk yaklaşımları göstermelidir. Belki uzunca bir süre cinsel olarak birbirlerinden ayrı kalan çiftler yeniden cinsel yaşamlarına dönerken belli bir çekingenlik ve utangaçlık hissedebilirler. Bu durumda da erkek yol gösterici ve yönlendirici olmalıdır.

Kadının yaklaşımı ne olmalıdır..?

Her ne kadar doğumla birlikte az da olsa kalıcı bir kısım ekiler mevcut olsa da, akıllı ve bilgili bir kadın kısa sürede kendini toplayarak tüm bu gelişmelerin çok farklı olmakla birlikte olağan şeyler olduğunu bilecektir. Lohusalık sonunda cinsel yaşama dönüş için kendi beynini hazırlamalı ve bunun için eşine küçük işaretler vermelidir. Bu şekilde eşinin de varsa bu konudaki çekincelerine cevap vermiş olur. Vücudun eski haline dönmesi için gerekli şartları sağlamaya çalışmalıdır. Bunun sağlanması ile hem kendine güveni yeniden inşa edilirken, hem de eşine karşı eskiden bir şey kaybetmediğini gösterecektir.

Gebelik ve doğuma bağlı değişikliklerin giderilmesi…

Günümüzde, gebeliğe ait meydana gelen kalıcı değişikliklerin hemen hepsi istenildiğinde tedavi edilerek eski haline getirilebilmektedir.

Esneyerek, genişleyen vajinal kanal, ön ve arka onarım denilen basit bir operasyonla darltılarak eski sıkılığına getirilebilir.

Kötü dikilmiş epizyotomi ya da epizyotomi uygulanmadığı için meydana gelen perine yırtığı skarları, yine basit bir müdahale ile kötü görünümünden kurtarılabilir.

Göğüslerdeki büyüme ve sarkıklık, emzirme dönemi bittikten sonra istenildiğinde estetik cerrahi girişimlerle düzeltilebilir.

Gebelik ya da lohusalıkta meydana gelen psikolojik değişiklikler giderek ilerleyen boyutlarda ise mutlaka profösyonel yardım alınması gerekir. Bu konuda uzman psikolog ve psikiatristlerle görüşülmesi son derece yararlıdır.

Doğum sonrası yeni bir gebelikten korunma…

Lohusalıktan sonra emzirsin ya da emzirmesin, adet görsün ya da görmesin her kadın yeniden gebe kalabilme potansiyelindedir. Bu nedenle gerçek bir korunma yönteminin uygulanması gereklidir. Seçilecek korunma yöntemi, kişilerin kendi tercihleri yanında doktorun önerisi ile uygulanmalıdır. Emziren kadınlarda hormonlara dayalı bir korunma yöntemi seçilmesi mümkün değildir.Bu durumda ya kondom veya spiral (Rahim İçi Araç/ RİA) en uygun yol gibi görünmektedir. Ancak emzirmeyen anneler, istedikleri taktirde hormonal yollarla da korunabilirler. Tüm bunların ayrıntılarını doktorları ile görüşmeleri gerekir.

Op.Dr.Özgür Leylek

Hamileyken cep telefonundan uzak durun

hamile Hamilelik esnasında kullanılan cep telefonları doğacak olan çocukta davranış bozukluklarına yol açıyor.

ABD’nin Los Angeles Üniversitesi ile Danimarkalı Aarhus tarafından yapılan geniş kapsamlı araştırma sonuçlarına göre, hamilelik esnasında kullanılan cep telefonları doğacak olan çocukta davranış bozukluklarına yol açıyor.

Yaklaşık 13 bin çocuk üzerinde yapılan araştırmada hamile bir kadının günde birkaç kez cep telefonunu eline alıp kullanması bile doğacak olacak çocuğun hiperaktivite, davranış bozuklukları, okul çağına geldiğinde duygusal karmaşa gibi bazı ruhsal hastalıklara yakalanma riskini taşıdığı ortaya çıktı. 7 yaş öncesi cep telefonu kullanan çocuklarda da davranış bozuklukları meydana gelebiliyor.

Sezaryen mi Normal Doğum mu?

Sezaryen mi  Normal Doğum mu?

Normal doğumdan çekinen anne adayları, yaklaşık 8-10 saatlik süreci 20-25 dakikaya indirmek için sezaryeni tercih ediyor. Normal ve sezaryenin farklı sonuçları bulunuyor.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gökmen İyigün, sezaryen ve normal doğumu anlattı:

"Anne adayları, “hangi doğum türünü seçmeliyim?” sorusunu, çevrelerindeki daha önce doğum yapmış kişilere olduğu kadar, öncelikle hamileliğini takip eden hekimlerine ve kendilerine sormalılar.

Zira, bilinçli ve bilgili bir annenin ne şekilde doğum yapacağına kendinin karar vermesinden daha ideali yoktur. Ama herşeyden önce son sözü yine tıp söyleyeceği için, işin tıbbi yönüne bakmak son derece yerinde bir karar olacaktır.

Çünkü, sezaryenle doğum yapmayı gerektiren bazı durumlar bulunmaktadır.Bu durumlar şunlardır:

Önceki doğumunu sezaryenle yapmış olmak

Bebekte duruş bozukluğu olması ya da çok iri olması

Annenin kalça yapısının doğum yapamayacak kadar dar olması

Gebelik sırasında gelişen şiddetli tansiyon yükselmeleri

Bebekte gelişme geriliğinin olması

Anne adayının ıkınmayı engelleyecek hastalıklarının olması (çeşitli göz bozuklukları, yüksek tansiyon, bel fıtığı, ortopedik problemler gibi )

Anne adayının psikolojik veya zihinsel olarak normal doğumu tolere edemeyecek durumda olması

Vajen daraltma ameliyatı geçirmiş olmak

İkiz, üçüz gebelikler

Plasentanın rahim ağzını ve dolayısıyla doğum yolunu kapaması

Vajinada bilinen bir mikrop veya hastalığın bulunması (herpes veya tümör gibi)

İleri yaşlarda tüp bebek gibi büyük uğraşlar sonucu gebe kalınması.

Yukarıda sayılan maddeler sezaryeni gerektiren durumlardır. Ancak tabii ki bunların dışındaki durumlarda verilecek karar doğumun ilerleyişine, annenin ve bebeğin sağlık durumuna göre son dakikaya kadar değişebilecektir."

Normal doğum en ideali mi?

Op. Dr. Gökmen İyigün, normal doğumun en önemli özelliğinin herhangi bir müdahale gerektirmeden kendi kendine gerçekleşmesi olduğunu anlattı:

"Normal bir doğumdan sonra, anne kısa bir dinlenme süresi sonunda normal günlük yaşantısına dönebilmektedir. Kimilerine göre de çekilen doğum sancısı kadını olgunlaştırmakta, hatta yaşama bakışını bile etkilemektedir.

Ancak normal doğumun da bazı sakıncalı yönleri bulunmaktadır. Unutulmamalıdır ki tamamen normal olarak seyreden bir doğumda bile her an beklenmeyen bir problemle karşılaşılabilir. Bu problemler şunlar:

Bebeğin kalp seslerinde bir bozulma meydana gelmişse acil bir şekilde sezaryen kararı verilebilir.

Bebeğin çıkışta sıkışıp kalması ve doğumun ilerlememesi nedeniyle sezaryen kararı verilebilir.

Zor doğumlar nedeniyle vajende oluşabilecek yırtıklar, genişlemeler ve ileriki dönemlerde buna bağlı ortaya çıkabilecek idrar kaçırma problemleri, cinsel ilişkiden eskisi gibi tatmin olamama gibi nedenlerle sezaryen tercih edilebilmektedir."

Anatomik özelliklere bakılmalı

Op. Dr. Gökmen İyigün, iki-üç kez normal doğum yapan ve cinsel organlarının anatomisinde pek fazla değişiklik olmayan kadınların yanısıra tek bir doğum sonrasında rahim sarkması problemi yaşayanların da nadiren görüldüğüne değindi:

"Dolayısıyla, normal doğumun kadının anatomisine ne kadar etkili olacağı kişiden kişiye çok değişkenlik göstermektedir. Sezaryenle, normal doğumda oluşabilecek yukarıda saydığımız riskler kaybolmakta ve bebek 10-15 dakika içinde yakınlarının kucağına emniyetli bir şekilde verilmektedir.

Sezaryenle doğumda bebek açısından risklerin azalması elbette büyük bir avantajdır. Ama unutulmamalıdır ki bu tip sıkıntılar nadiren oluşmaktadır ve uygun koşullarda yapılan normal doğumlarda genellikle bir problem oluşmamaktadır veya oluşsa bile hemen müdahale edilebilmektedir."

Sezaryendeki riskler

Op. Dr. Gökmen İyigün, "sezaryenle doğum, normal doğuma göre anne açısından daha riskli" açıklamasında da bulundu:

"Öncelikle anesteziyle ilişkili riskler vardır. Sezaryen sonrası 3-4 gün hastanede kalma, normal hayata dönmenin 5-6 günü bulması, ameliyat sonrası ağrıların daha fazla olması normal doğuma göre dezavantajdır.

Ameliyat yerlerinin iltihaplanma olasılığı, geç yara iyileşmesi, uzun dönemde dikiş yerlerinde ve karın içinde ağrılar olabilmesi, karın içinde yapışıklıklar olabilmesi de yine sezaryenin risklerindendir.

Doğum şeklinin seçimindeki en önemli çekincelerden biri de genellikle ilk doğumlarda 8-10 saat süren ağrılı dönemlerdir. Ancak günümüzde epidural (belden uyuşturma ile ağrısız doğum) teknikleri ile artık ağrılı doğum sahneleri neredeyse tarihe karışmıştır."

Son karar annenin

’Herşeyin normali iyidir’ prensibiyle normal doğum her gebeye önerilmektedir diyen Op. Dr. Gökmen İyigün, hekimin son dönemlerde yapması gereken muayenelerle değerlendirilme yapılması gerektiğini de açıkladı:

"Sezaryeni gerektiren bir özellik yoksa doğumun normal doğum olarak yapılması planlanmalıdır. Eğer gebelik sırasında veya doğum anında bir problem ortaya çıkarsa sezaryene dönülebilineceği de önceden bilinmelidir.

Ancak eğer anne adayı hekimin detaylı bilgilendirmesine karşın yine de baştan sezaryeni tercih ediyor ve bu konuda kararlıysa elbette son karar verecek kişi kendidir."

Gebelik Testleri

hamile ebelik ebe

Hamile olup olmadığınızı en erken anlamanın yolu gebelik testi yaptırmaktır.

4 günlük döllenmiş yumurta, insan koryon gonadotropini (hCG) denilen bir hormon salgılamaya başlar. Bu hormon vücut suyunda vücudun dokularına yayılır. Başlangıçta kanda bulunabilir, kısa bir süre sonra ise idrarda teşhis edilebilir.

Gebelik testlerinin çoğu, kan örneğinden daha kolay alınan idrar örneği ile yapılır.

hCG nin varlığını tespit etmek için birçok idrar tahlili tipi kullanılır. Çoğu, hCG ile bir hCG antikoru arasındaki bir reaksiyona dayanır. İlk reaksiyonun gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemek için ikinci bir reaksiyona ihtiyaç vardır. Bu genellikle bir renk değişimidir. 

Bazı kadınlar evde yapılan gebelik testlerini kullanmaktadırlar. Bu test paketleri çoğu eczaneden alınabilir. Çoğu, bir test tübünde idrarla karıştırılan bir solüsyon içerir. Belirli bir süre teste göre değişmek üzere birkaç dakikadan birkaç saate kadar geçtikten sonra, hamileyseniz koyu bir halka oluşur. Bazı markalarda, bir renk değişimi gebeliği belirtir.

Gebelik testini evde yapmaya karar verdiyseniz, talimatları dikkatle izleyin. Ayrıca ister evde ister laborutuvarda yapılsın, günün ilk idrarını kullanırsanız gebelik testi daha doğru olur. 

İdrar testlerinin doğruluğu:

Doğrulukları, karmaşık olabilecek talimatları ne kadar iyi izlediğinize çok bağlıdır. İlk kez kullananların ya da deneyimsiz kullanıcıların doğru bir test sonucuna ulaşmaları daha küçük bir olasılıktır ve hiçbir test kusursuz değildir. Ayrıca gebelik testleri, özellikle gebeliğin ilk günlerinde uygulandıklarında, hamile olduğunuz halde olmadığınızı gösterebilirler. Bunun nedeni, gebeliğin ilk zamanlarında hCG düzeylerinin düşük olması ve teşhis edilememesidir. Bu nedenle, herhangi bir gebelik testinin negatif sonuçları, pozitif bir sonuçtan daha az güvenilirdir.

Evde yapılan gebelik testleri tarama testleri olarak kabul edilmelidir. Test sonucu negatifse ama gebelik belirtileri gösteriyorsanız, doktorunuza başvurun. Sonuç pozitifse, onaylaması ve doğum öncesi bakım için doktorunuza gidin.

Hamileyseniz ve adetiniz 4 ila 7 gün geciktiyse, bir klinikte ya da doktorunuzun muayenesinde yapılan idrar testinin sonuçları dörtte üç oranında pozitiftir. Adetiniz 2 hafta geciktiyse, doğruluk oranı yüzde 100e yaklaşır. Evde yapılan gebelik testlerinin sonuçları, adetin gecikmesinden 10 gün sonra yapıldıklarında yüzde 95 oranında doğrudur.

İdrara dayalı gebelik testleri en sık olarak kullanılmaktadır, ama bazı durumlarda, daha kesin olduğu ve hamileliği daha erken teşhis edebildiği için bir kan testi de uygulanabilir. Dış gebelik yumurtanın fallop tüpünde ya da rahim dışında bir yerde gelişmeye başladığı gebelik durumunda, idrara dayalı gebelik testlerinin negatif sonuçlarına karşın, kadında tüm gebelik belirtileri görülebilir. Bunun nedeni, yumurta rahimde olmadığı zaman HCG düzeylerinin yüksek olmamasıdır. Ancak kan testi daha hassastır ve gebeliği teşhis edebilir. Dış gebelik potansiyel olarak yaşamı tehdit eden bir durum olduğu için, bu bilgi annenin hayatının kurtulmasına yardımcı olabilir.

İdrarla Yapılan Gebelik Testleri

Hamile olduğundan şüphelenen ve adet gecikmesi yaşayan pek çok kadın eczaneden kolayca temin ettiği gebelik testi ile hamile olup olmadığını öğrenmeye çalışır. Bu hem son derece ucuz, hem kolay hem de özel bir yöntemdir. Özeldir çünkü testi uygulayan kadından başka kimse sonucu bilemez. Pek çok kadın için bu önemli bir özelliktir. Kadın hamile olup olmadığını herkesten önce öğrenmek ve bu özel anı doyasıya yaşamak ister. Tam tersi şekilde istenmeyen bir gebelikten korkan kadın da hamile olup olmadığını başkalarının bilmesini istemeyebilir.

Her yıl tüm dünyada milyonlarca gebelik testi satılmaktadır. Evde yapılan gebelik testi anlamında "home pregnancy test" (HPT) olarak adlandırılan bu yararlı kitler her zaman doğru sonuç vermeyebilir. Hatalı pozitif ya da hatalı negatif sonuçlar kişide hem psikolojik hem de fiziksel travmaya neden olabilir. Bu nedenle gebelik testi kitlerini kullanırken çok dikkatli olmak gerekir.

HPT gebeliği nasıl saptar?

Bir gebelik oluştuğunda herhangi bir testin bu gebeliği saptayabilmesi için hCG adı verilen hormonun varlığı temel şarttır. hCG yalnızca gebelikte salgılanan bir hormondur ve salgılanabilmesi için döllenmiş yumurtanın blastokist aşamasına ulaşıp rahim içine yerleşmesi gerekir. Bu genelde yumurtlamayı takiben 6-10 gün içinde meydana gelen bir olaydır. Teorik olarak hCG döllenmeyi takip eden 9. gün civarında salgılanmaya başlar. Hormonun kanda yeterli düzeye ulaşıp idrarla da atılması için ek zamana gerek vardır. Çok erken dönemlerde hormon kanda yükselmeye başlamasına rağmen idrarl atılması gecikebilir. Normalde gebe olmayan bir kadında kandaki hCG düzeyi mililitrede 10 milienternasyonel üniteden (mIU) daha düşüktür

HPT’nin hassasiyeti ne demektir?

HPT’nin hassasiyeti idrarda saptayabildiği en düşük miktardaki hCG değeri anlamına gelir. Bugün piyasada satılan pek çok gebelik testinin hassasiyeti 20-50 mIU/mL arasındadır. Yani hCG değeri 20-50 mIU/mL’nin altındaysa test sonuç vermez. Oysa kan testi hCG değerini tam olarak yansıtır. Bu nedenle kan testi daha adet gecikmesi ortaya çıkmadan sonuç verebilir.

Testin duyarlılığı yani hassasiyeti ne kadar yüksekse yani ölçebildiği hCG düzeyi ne kadar düşükse gebeliği erken dönemde gösterme olasılığı da o kadar yüksektir.

HPT nasıl yapılır?

Her gebelik testinin kendine ait özellikleri olabilir. Bu nedenle eczaneden test aldığınızda kullanma talimatını mutlaka okuyunuz.

Test için en uygun örnek orta akım idrarıdır. Yani idrar yapmaya başlayıp biraz idrarı boşa akıttıktan sonra idrar örneği almanız daha uygundur. Testin özelliğine göre idrarınızı bir kaba alıp damlalık ile damlatmanız, idrar kabına batırmanız ya da direkt olarak idrarınızı yaparken testi akan idrara tutmanız uygulanabilecek yöntemlerdir.

HPT en erken ne zaman sonuç verir?

"Arkadaşımla ilişkide bulundum daha sonra hemen gidip gebelik testi aldım sonuç negatif çıktı. Kesinlikle hamile olmadığımdan emin olabilir miyim?" şeklinde sorular e-posta ya da telefon ile bana yöneltilen sorular arasında sıkça yer almaktadır. Bu kadar erken dönemde gebelik olup olmadığını ancak Tanrı bilebilir.

Daha öncede belirttiğim gibi gebelik testinde gebeliğin saptanabilmesi için embryonun rahim içine yerleşmiş olması gerekir. Bu nedenle test en erken yumurtlamadan sonraki 8-9. günde saptanabilir. Ancak yumurtlamanın geç olması, embryonun beklenenden daha geç yerleşmesi gibi nedenler ile bu dönemde yapılan idrar testi genelde negatif çıkar. Bu dönemde yapılan gebelik testinin negatif çıkması hatalı negatif anlamına gelmez ve hamile olmadığınızı göstermez. En akılcı ve ekonomik yaklaşım adet kanamasını beklemek eğer gecikme olursa test yapmaktır.

2001 Ekim ayında JAMA dergisinde yayınlanan geniş kapsamlı bir araştırmada adet gecikmesinin olduğu günde yapılan idrarda gebelik testinin duyarlılığının %90 olduğu saptanmıştır (JAMA. 2001;286-1759-1761). Geriye kalan %10 olguda daha henüz embryo rahime bile yerleşmemiştir. Yine aynı çalışmaya göre bu testlerin duyarlılığı en fazla adet gecikmesinden 1 hafta sonra olmakta ve %97′ye kadar çıkmaktadır.

Bu nedenle adet gecikmesinin takip eden 1-2 günde yapılan test negatif çıktığında mutlaka 1 hafta sonra test yeniden yapılmalıdır. 

Testi yapmadan önce idrar ne süre ile tutulmalıdır?

Testi yaptığınız gün ne kadar geçse idrar tutmanız gereken süre o kadar azdır. Örneğin beklediğiniz adet kanaması 1 hafta geçmiş ise idrar tutmadan herhangi bir zamanda testi yapabilirsiniz. Öte yandan adet kanamasını beklediğiniz gündeyseniz ya da adet kanamanız 1-2 gün geciktiyse bu durumda 4 saat idrar yapmayıp daha sonra testi yapmalısınız.

Test nasıl yorumlanır?

Piyasada satılan değişik markalardaki idrar testleri birbirinden farklıdır. Bu nedenle kullandığınız testin kullanma talimatını mutlaka dikkatlice okuyunuz.

Genelde idrar testlerinde 3 tane pencere bulunur. Bunlardan birine idrar örneği damlatılırken yan yana bulunan iki pencereye bakılarak test yorumlanır. Bu pencerelerden birisi testin doğru şekilde yapılıp yapılmadığınız gösterir (kontrol penceresi). Diğer pencere ise pozitif ya da negatif sonucu verir. Pozitif sonuç varlığında bu penceresinde ya bir çizgi ya da artı işareti çıkar. Sonuç penceresindeki çizginin renginin açık ya da koyu olması anlamını değiştirmez. Bu her durumda pozitif sonuç demektir. Bazı testlerde ise sonuç penceresinde artı ya da eksi işareti belirir. Artı pozitif sonucu yani gebeliği, eksi ise gebelik olmadığını gösterir.

Gebelik testinin sonucu okunurken testin kullanma kılavuzunda belirtilen zaman süresince beklenmelidir. Bazı durumlarda test negatif olmasına rağmen bir süre daha beklendiğinde hafif bir çizgi ortaya çıkabilir. Bu şüpheli sonucu belirtir. Ya hamile olmanıza rağmen hCG değeri testin saptayabileceği düzeylere ulaşmamıştır ya da hamile değilsinizdir ancak test reaksiyon vermektedir. Her iki durumda da testin 1-2 gün sonra tekrar edilmesi ya da kanda gebelik testi yapılması uygundur. İdeal olan testin kullanma kılavuzunda belirtilen zaman sonrasında sonucu yorumlamaktır. 

Test neden hatalı sonuç verir?

Testin hatalı negatif sonuç vermesinin temel nedeni duyarlılığının kandaki düşük düzeydeki hCG değerlerini saptamaya yetmemesidir. Testin erken yapılması bunda en önemli faktördür. Testin bozuk ya da son kullanım tarihinin geçmiş olması da bir diğer etkendir.

Hatalı pozitif sonuçlar ise daha nadir görülür. Bu gibi durumlarda bazen idrardaki başka bir hormona (örneğin LH) çapraz reaksiyon gelişebilir. Bir başka neden de kimyasal gebeliklerdir. Çok erken dönemde test pozitif çıkmasına rağmen daha sonra klinik olarak gebelik fark edilemeden embryo canlılığını yitirir ve kan hCG değerleri düşmeye başlar.

İnfertilite tedavilerinde yumurta çatlatmak amacıyla yapılan hCG enjeksiyonları sonrasında da hatalı pozitif sonuçlar görülebilir. Bu nedenle test son hCG enjeksiyonundan 10-14 gün sonra yapılmalıdır.

Testin hatalı pozitif sonuç vermesi oldukça nadirdir. Bu nedenle pozitif sonuç varlığında ek incelemeye gerek duyulmazken negatif olması mutlaka gebe olunmadığı anlamına gelmez

Kullanılan ilaçlar ya da enfeksiyonlar hatalı sonuçlara neden olabilir mi?

İçinde hCG içermeyen ilaçlar hatalı sonuca neden olmaz. Kısırlık tedavisinde kullanılan yumurtlama uyarıcı ilaçlar da dahil olmak üzere hiç bir antibiyotik, ağrı kesici, doğum kontrol hapı testin hatalı sonuç vermesine neden olmaz ya da gebelik varlığında testin pozitifleşme sürecini geciktirmez. Benzer şekilde tütün ürünleri ve alkol de HPT’lerin doğru sonuç vermesini engellemez.

Uyarılar

Her türlü adet gecikmesi mutlaka değerlendirilmesi gereken önemli bir sağlık sorunudur. Testin negatif çıkması durumunda eğer adet kanamanız hala daha başlamadıysa mutlaka jinekoloğunuzla görüşmelisiniz.

Testin pozitif olması normal bir gebelik olduğu anlamına gelmez. Bu nedenle gebeliğin varlığını teyit etmek ve dış gebelik başta olmak üzere bazı erken gebelik komplikasyonlarına yenik düşmemek için kontrol şarttır. Öte yandan adet gecikmesi olan bir kadında testin negatif sonuç vermesi gebeliğin ilerlemesine neden olacaktır. Bu sırada gebelikte kullanılmaması gereken maddeleri kullanmanız ya da gebelik için uygun olmayan davranışlarda bulunmanız bebeğinize zarar verebilir. Bunun istenmeyen bir gebelik olması durumunda ise sonlandırılması için yasal sınır aşılabilir.

Her adet gecikmesi durumunda test pozitif ya da negatif olsun mutlaka doktorunuzla görüşmelisiniz. 

Kanla Yapılan Gebelik Testleri

Gebelik oluştuktan yani sperm hücresi yumurtayı dölledikten sonra bu gebelik ürünü bhCG adı verilen bir hormon salgılamaya başlar. bhCG düzeyleri döllenmeden yaklaşık 1 hafta sonra kanda normalde olduğu seviyelerin üstüne çıkmaya başlar. Gebe olmayan bir kadında kandaki bhCG seviyesi 0-10 mIU/ml’dir. Seviyenin 10 dan yüksek olması gebelik lehinedir. Kan bhCG seviyesi belirli bir miktarın üstüne çıkınca idrarda da saptanabilir. İşte gebelik testlerinde aslında bu hormonun seviyeleri ölçülür. gebelik dışında bazı hormon salgılayan tümörler de bu hormonun kan seviyelerini yükseltebilir. Gebeliğin takibi esnasında bhCG artışları gebelik ürününün sağlığı hakkında bilgi verir. Yine ektopik gebeliğin tanısında son derece önemlidir. Mol gebeliklerde de gebelik sonlandırıldıktan sonra tam bir iyileşmenin elde edilip edilmediği seri halde yapılan bhCG ölçümleri ile sağlanır.

Web Stats