Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Kadınca Yaşam

3 tane "meme kanseri" etiketli yazı bulundu "meme kanseri" tagli diger ogeler resimler , videolar

Doğum Kontrol Hapları

 

dogumkontrolhapi doğum kontrol hapı

Doğum Kontrol Hapları

Hamilelik kadın yumurtalıklarının ürettiği yumurtanın erkek sperm hücresi ile birleşip, döllenmesi sonucunda gelişir. Doğum kontrol hapı, gebelik sırasında vücudumuzda bulunan hormonlar gibi çalışır. Yumurtalıkların yumurta üretmesine, rahim ağzından sperm geçişine engel olarak gebeliğin oluşmasını engeller.

Doğru kullanıldığında Doğum Kontrol Haplarının güvenilirliği %100'e yakındır. Çocuk istendiği zamanda hapların bırakılmasıyla  hamile kalınabilir.

Kadınların çoğu bu hapları kullanabilir. Aşağıdaki özellikleri taşıyan kadınlar için doğum kontrol hapları en uygun korunma yöntemidir.

  1. 40 yaşından genç bayanlar
  2. Yeni evli veya çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlar

Daha önce hiç hamile kalmamış olsanız bile hapın bu konuda sakıncası yoktur. Kullanmayı bıraktığınız günden itibaren hamile kalabilirsiniz.

Doğum kontrol hapları, doğum kontroluyla hiç ilgisi olmayan bir çok soruna çözüm getirmiştir. Haplar adet ağrılarını azaltır Adet kanamalarını düzene sokar. Ne zaman adet göreceğinizi bilirsiniz. Adet kanamalarının miktarını azaltarak vücudun demir kaybını önler

Rahim, yumurtalık ve tüplerin iltihabına karşı koruyucudur. Dış gebelik ihtimalini azaltır.

Yumurtalık ve rahim kanserine karşı koruyucudur. Kısırlığa neden olan, adet dönemlerinde ve ilişki sırasında ağrıya yol açan bir hastalık olan ENDOMETRİOZİS tedavisinde uzun süreli kesintisiz kullanımı vardır.

Eğer 40 yaşın üzerinde ve SİGARA kullanıyorsanız, ilaçlara rağmen düzene girmeyen tansiyon yüksekliği ve şeker hastalığı varsa, gebeler ya da gebelik şüphesi olanlar, önceden geçirilmiş veya geçirilmekte olan damar tıkanıklığı bulunanlar, mevcut karaciğer hastalığı olanlar kullanmamalıdırlar.

Şiddetli baş ağrısı ve migren nöbetleri, bulanık görme ve görme bozukluğu, şiddetli bacak ağrısı, bacakta şişme kızarıklık , göğüs ağrısı ve solunum güçlüğü, sarılık ortaya çıkması durumlarında hapın kullanımı bırakılmalıdır.

Tüm dünyada günümüze kadar gelen çalışmalarda hap kullanımının kadınlarda kansere yol açmadığını açıkça göstermiştir. Tam aksine, rahim ve yumurtalık kanserine karşı koruyucu etkisi gösterilmiştir.

Adet kanamanız uygun olmadığını düşündüğünüz zamanlara denk düşebilir. Bir spor karşılaşmasına katılmak ya da deniz kıyısında geçireceğiniz bir tatilin tadını çıkarmak istiyor olabilirsiniz. Bu durumda doktorunuzla konuşarak adet kanamanızı yaklaşık 1 hafta öne veya sonraya kaydırabilirsiniz.

Sorularla Doğum Kontrol Hapı

Doğum Kontrol Hapı Kullanılırken nelere dikkat etmeli ?

Kullanılan doğum kontrol hapının maksimum etkili olabilmesi için ilk kural düzenli olarak alınmasıdır.

Haplar iki şekilde ambalajlanmıştır. İlkinde 21 hormon hapı vardır. Her gün bir adet hap yutulur ve tamamı bitince yeni hapa başlamadan önce yedi gün ara vermek gerekir. Bu yedi günde normal bir adet kanaması olur. Haplara yedi gün ara verdikten sonra tekrar başlamayı unutanlar için 28 haplık kutular vardır. Bu her gün bir hap alma düzenini korur. Paketin içinde, diğerinde olduğu gibi, 21 tane hormon hapının yanında yedi günlük arada alınmak üzere yedi tane de “yalancı” şeker hapı vardır. Bir paket bitince ikincisine başlanır.

Doğum kontrol haplarının yanında başka ilaç, vitamin veya şifalı otlar kullanıyorsanız doktorunuza bilgi veriniz. Bunlardan bazıları doğum kontrol haplarının etkisini azaltabilir.

Hapı Almayı Unutursanız Ne Olur ?

Hapı almakta 12 saatten daha az bir gecikme olduysa:

Yalnız unuttuğunuz hapı alın. Bir günde iki hap almış olsanız bile, bir sonraki hapı da her zamanki normal saatinde alın

Hapı almakta 12 saatten daha fazla bir gecikme olduysa:

Almayı unuttuğunuz hapı hemen alın. Bundan sonra almanız gereken hapı normal saatinde alın fakat önünüzdeki yedi gün, doğum kontrol hapı yanında, gebeliği önlemekte yardımcı olacak kondom, diyafram vb kullanın. Olay 21 haplık kutuları kullanırken ve bir paket içindeki haplardan yediden daha az hap kalmışken olduysa bu paketi bitirir bitirmez yedi gün ara vermeden yeni pakete başlayın. Olay 28 günlük hapları kullanırken olduysa önce o paketin içinde kaç tane daha hormon hapı kaldığına bakın. Yediden azsa, hormon haplarını bitirin ve şeker haplarını almadan yeni bir paket içindeki hormon haplarına başlayın.

Doğum Kontrol Hapının Sağlık Açısından Yararları Nedir ?

Cilt ile ve Adet Öncesi Gerginlikle (bazı kadınlarda adet öncesi görülen huy değişiklikleri veya diğer belirtiler) ilgili sorunlara iyi gelebilir.

Adet kanamasında miktarı ve sancıyı azaltabilir.

Yumurtalık ve rahim kanseri riskini azaltır.

Bütün Kadınlar Doğum Kontrol Hapını Kullanabilir Mi ?

Daha önce damarda kan pıhtılaşması (tromboz), kalp hastalığı, meme kanseri veya karaciğer hastalıkları gibi sorunları olan kadınlar hap kullanmamalıdır. Doğum kontrol hapı almaya başlamadan önce, aşağıda belirtilen noktalar sizin için geçerliyse doktorunuza bildiriniz:

o Sigara içmek (sigarayla birlikte doğum kontrolu hapı kullanmak kalp hastalığı ve felç riskini artırır)

o Yüksek tansiyon veya şeker hastalığı

o 35 yaşını geçmiş olmak

o Migren

Doğum Kontrol Hapının Yan Etkileri Nelerdir ?

Doğum kontrol hapı kullanan kadınların bazılarında düzensiz kanama, kilo alma, baş ağrısı, bulantı, cinsel isteğin azalması, deri sorunları, huysuzluk, şişkinlik veya göğüslerde sancı görülse de yan etkiler iki üç ay içinde kaybolur. Doktordan başka bir hap vermesini istemekle sorunlar genellikle düzelebilir. Bazen hap kullanan kadınların yüzlerinde parça parça kararma olabilir. Bunu önlemek için şapka giymek ve güneş kremi kullanmak önerilir.

Doğum Kontrol Hapı Meme Kanserine Neden Olur Mu ?

Bu konu tartışmalıdır. Doktorların çoğuna göre meme kanseri riski çok azdır ve hapın değeri diğer kanserlerden korunmayı sağlamasıyla dengeli olarak ölçülmelidir.

Hap Kullanmak İleride Gebe Kalmayı Önler Mi ?

Hayır. Ancak, hap kullanmayı bırakırsanız adet kanamalarınızın normale dönmesi için bir iki ay geçebilir.

D vitamini nedir, Faydalı nelerdir, Hangi gıdalarda bulunur?

    d-vitamini d vit

    D vitamini

    D Vitamini yağda eriyen vitaminlerdendir. Daha çok iki şekilde bulunur.Bunlardan aktif ergosterol, kalsiferol ve D2 vitamini gibi adlarla da bilinen ergokalsiferol ışınlanmış mayalarda bulunur. Aktif 7-dehidrokolesterol ve D3 vitamini gibi adlarla da anılan kolesalsiferol ise insan derisinde güneş ışığı ile temas sonucu meydana gelir ve daha çok balık yağında ve yumurta sarısında bulunur. Isıya karşı sabit ve pişirilmeye dayanıklıdır.Yüksek miktarlarda alınması toksik reaksiyonlara (zehirlenme) neden olabilir.

    Vücuttaki Fonksiyonları

    ·         İnce barsaklardan kalsiyum ve fosforun emilimini düzenleyerek kemik büyümesi, sertleşmesi ve tamiri üzerinde etkili olur.

    ·         Raşitizmi önler

    ·         Böbrek hastalıklarında düşük kan kalsiyumu seviyesini düzenler.

    ·         Postoperatif kas kasılmalarını önler.

    ·         Kalsiyumla birlikte kemik gelişimini kontrol eder.

    ·         Bebekler ve çocuklarda kemik ve dişlerin normal gelişme ve büyümesini sağlar.

    Henüz kanıtlanmamış olası etkileri:

    Artrit, yaşlanma belirtileri ,sivilce,alkolizm, göğüs kanseri tedavisi,kistik fibrozis uçuk ve herpes zoster tedavisi, kolon kanserinin önlenmesi.

    Vitamin D alınımına dikkat edilmesi gereken durumlar:

    ·         Güneş ışığı bakımından yetersiz bölgelerde yaşayan çocuklar.

    ·         Yetersiz gıda alan ve fazla kalori yakan kişiler

    ·         55 yaşın üzerindekiler, özellikle menapoz sonrası kadınlar.

    ·         Emziren ve hamile kadınlar.

    ·         Alkol veya uyuşturucu kullananlar.

    ·         Kronik hastalığı olanlar, uzun süredir stress altında olanlar, yakın geçmişte ameliyat geçirmiş olanlar.

    ·         Mide-barsak kanalının bir kısmı ameliyat ile alınmış olanlar.

    ·         Ağır yaralanma ve yanığı olan kişiler.

    Eksiklik Belirtileri

    ·         Raşitizm:(Çocuklarda D vitamini eksikliği ile oluşan hastalık)Çarpık bacaklar, kemik veya eklem yerlerinde deformasyonlar, diş gelişiminde gerilik, kaslarda zayıflık, yorgunluk, bitkinlik.

    ·         Osteomalazi (yetişkinlerde D vitamini eksikliği ile oluşan hastalık) kaburga kemiklerinde,omurganın alt kısmında, leğen kemiğinde, bacaklarda ağrı, kas zayıflığı ve spazmları, çabuk kırılan kemikler.

    Aşırılık ve Zehirlenme Belirtileri

    ·         Yüksek kan basıncı

    ·         Mide bulantısı ve kusma

    ·         Düzensiz kalp atışı

    ·         Karın ağrısı

    ·         İştah kaybı

    ·         Zihinsel ve fiziksel gelişme geriliği

    ·         Damar sertliğine eğilim

    ·         Böbrek hasarları

    Günlük Vitamin D ihtiyacı:

    Çocuklar

    Erkek

    Kadın

    0-6 ay: 7,5 mcg

    11-18 yaş: 10 mcg

    11-18 yaş: 10 mcg

    6-12 ay: 10 mcg

    19-24 yaş: 10 mcg

    19-24 yaş: 10 mcg

    1-10 yaş: 10 mcg

    25 yaş üstü:5 mcg

    25 yaş üstü:5 mcg

       

    Hamileler: 10 mcg

       

    Emzirenler: 10 mcg

    Bazı yiyeceklerdeki Vitamin D miktarları:

    Yiyecek

    Miktar

    Mikrogram(mcg)

    Ringa balığı

    6 gr

    35

    Balıkyağı

    1 servis kaşığı

    34

    Uskumru fileto

    6 gr

    8

    Som balığı

    6 gr

    8

    Tuna balığı

    6 gr

    4

    Süt

    1 fincan

    2

     

    Bunların dışında;

    D vitamininin başlıca kaynağı, güneş ışınlarıdır. Güneşlenme ile günlük gereksinimin yüzde 80'i karşılanır. En çok yağlı balıklar, karaciğer, yumurta sarısı, peynir, tereyağı, süt ürünleri ve mantarda bulunur.

D vitamini eksikliği kanser sebebi

meme kanseri Meme kanseri teşhisi koyulduğunda D vitamini eksikliği olan kadınların ölme riskinin diğerlerine göre daha fazla olduğu bildirildi.

Kanadalı araştırmacılar, D vitamini eksikliği olan ve meme kanseri teşhisi konulan kadınlarda, metastaz riskinin D vitamini seviyesi normal olanlara göre yüzde 94, bu hastaların meme kanserinden ölme riskininse yüzde 73 fazla olduğunu belirtti.

Bu verilerin D vitamini ve meme kanserinin gelişimi arasında bağ olduğunu gösterdiğini, ancak neden-sonuç ilişkisi olduğunu söylemenin bu aşamada mümkün olmadığını ifade eden Toronto Üniversitesinden Pamela Goodwin, araştırmanın başka klinik deneylerle de doğrulanması gerektiğini belirtti.

Goodwin, meme kanserine yakalananlarda D vitamini eksikliğine bu kadar sık rastlanmasının, hastalığın gelişimi ve sonunda bu kadar olumsuz etki yaratmasının endişe verici olduğunu da söyledi.Araştırma, meme kanseri teşhisi konan ve Toronto Üniversitesine ait 3 hastanede 1989-1995'te tedavi gören ortalama 50 yaşındaki 512 kadın üzerinde yapıldı. Hastalar 2006'ya kadar izlendi.

Teşhis sırasında, bu kadınların yalnızca yüzde 24'ünün vücudundaki D vitamini seviyesi yeterli düzeyde çıktı.D vitamininin normal seviyesinin 80-120 nanomol litre olduğunu belirten Goodwin, vücudunda yeterli oranda D vitamini olan hastaların yüzde 83'ünde metastaz görülmediğini veya hastalığın tekrarlamadığını, yüzde 85'inin halen hayatta olduğunu vurguladı. Goodwin, D vitamini eksikliği olan kadınlarınsa sadece yüzde 69'unda metastaz olmadığını ve yüzde 74'ünün hayatta kalmayı başardığına dikkati çekti.

Araştırmada ayrıca, D vitamini eksikliği olan bazı hastaların menopoza girmeden önce meme kanserine yakalanma olasılığının daha fazla olduğu ortaya çıktı. Bu kişilerin aşırı kilolu olduğu gözlenirken, vücutlarındaki ensülin seviyesinin yüksek ve tümörün daha "saldırgan" olduğu da rapor edildi. "American Society of Clinical Oncology" dergisinde yayımlanan araştırmaya imza atan bilim adamaları, meme kanseri ve bu kanserden ölme riskini azaltmak için D vitamini desteği alınmasını önermeden önce başka klinik deneylerin yapılması gerektiğini de vurguladı.D vitamini ile başta bağırsak ve prostat olmak üzere diğer kanser türleri arasında bağ olabileceği, daha önce yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştu.

Web Stats