Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Kadınca Yaşam

2 tane "menapoz" etiketli yazı bulundu "menapoz" tagli diger ogeler resimler , videolar

Kadınların yaz derdi selülit!

selülit tedavi selülit selulit

Özellikle kadınlarda görülen ve deri altı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımını bozmasıyla oluşan selülit, deride çöküntülerle ve portakal kabuğu görünümüyle kendini gösteriyor. Fakat selülitle baş edebilme konusunda yapabileceklerimiz var!

SELÜLİT NEDEN OLUŞUR?

Ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi hormonların daha çok değişime uğradığı dönemlerde ortaya çıkıyor olmasına rağmen;

* Kişinin genetik yapısı,

* Metabolizma hızı,

* Dolaşım sistemi,

* Sindirim ve boşaltımda yaşadığı sorunlar,

* Doğum kontrol hapları,

* Alınan hormon ilaçları,

* Dengesiz ve düzensiz beslenme,

* Aşırı hareketsizlik,

* Stres, sigara ve alkol tüketimi de selülit oluşumunda etken faktörlerdir.

KADINLARDA DAHA FAZLA GÖRÜLÜYOR

Sıklıkla bölgesel olan selülit; kilolu, zayıf, balık etli, uzun, kısa her yaştaki erişkin kadında görülebiliyor.

Selülit nadiren erkeklerde de oluşuyor, ancak kadınlarda daha büyük sorun olması, östrojen hormon düzeyinin onlarda daha fazla olmasıyla ilgili. Selülitin tek nedeni östrojen değil; başka tetikleyiciler de var.

Sigara, damarların en büyük düşmanı. Güçlü bir damar daraltıcı özelliğe sahip olan sigara, cildin yeterince beslenmesini engelleyerek selülite neden oluyor.

Hareketsiz yaşam biçimi, sürekli bacak bacak üstüne atarak oturmak, çok dar pantolon ve diz altı çorap giymek de dolaşım sistemini ve lenf sisteminin düzenli çalışmasını engelleyerek selülite yol açabiliyor.

SELÜLİTİ NASIL ÖNLERİZ?

Spor, kilo kaybındaki önemini selülit tedavisinde de gösterir. Düzenli spor yapmak yalnızca genel vücut sağlığı için değil, selüliti önlemek için de çok önemli. Günde 30-60 dakika yapılan yürüyüş, bisiklete binmek veya merdiven inip çıkmak, kan dolaşımını düzenleyerek selülit oluşumunu engelliyor. Egzersiz ile sıkılaşan vücutlar, selülitten arınıp sıkılaşmaya başlıyor.

Kilo verince selülitlerin kaybolduğu iddiası oldukça yanlıştır. Çünkü kilo verince vücutta portakal görünümleri daha fazla ortaya çıkabilir.

Oluşumun önlenmesindeki temel koruyucu madde sağlıklı beslenmedir. Beslenme alışkanlığını değiştirip, bilinçli beslenmeye geçmek önemlidir. Beslenme ne kadar tek yönlü olursa, selülit de o kadar çabuk oluşuyor.

Özellikle fast food ve hazır yemekler, dokuları kötü yönde etkiliyor. Hayvansal yağlar, fazla şeker ve tuz da oldukça zararlı. Bunlar yağ hücrelerini şişiriyor, dokularda su birikmesine yol açıyor ve vücudun atıklardan temizlenmesini önlüyor.

Günlük beslenme programında tuz, şeker ve yağdan fakir, sebze ve meyvelerden zengin bir diyet, kan dolaşımını artırıp bağırsakların düzenli çalışmasını sağlıyor. A ve C vitamini alımını artırmanın selüliti azalttığı düşünülüyor. Bu nedenle, mutlaka günlük meyve tüketimine özen göstermek gerekiyor.

Bol lifli gıdalar ve çinko alımı da selüliti engelliyor. Selüliti önlemek için bol su içmek de önemli. Su, idrar oluşumunu artırarak vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlıyor.

BESLENMEYE VE YAŞAM BİÇİMİNE YÖNELİK ALINACAK ÖNLEMLER

* Günde 2.5-3 litre su için.

* Günde 30-60 dakika egzersiz yapın, hayatınıza hareket katın.

* Rafine şekerlerden uzak durun ve günlük tuz tüketimini azaltın.

* Yemeklerde kullanılan yağ miktarını azaltın.

* Alkol, sigara, koyu çay-kahve ve gazlı içeçek tüketimini minimuma indirin.

* Yemekleri pişirirken kızartma yerine haşlama ya da buğulama yöntemini tercih edin.

* Mümkün olduğunca mevsiminde ürünler tüketmeye özen gösterin, dondurulmuş ve konserve ürünlerden kaçının.

* Metabolizmanın düzenli çalışması için öğün atlamamaya özen gösterin.

* Çok sık kilo alıp vermekten kaçının.

* Günlük alınan posa miktarını artırın. Posanın en iyi kaynakları sebze, meyve ve kurubaklagiller mutlaka beslenme sisteminin içerisinde yer almalı.

* Stresten uzak durmaya çalışın.

SELÜLİTE DESTEK TEDAVİ İLE KISA ZAMANDA SONUÇ ALINABİLİR

Selülitle baş etme beslenme ve yaşam biçiminin sağlıklı bir şekle dönüştürülmesi yanında selüliti azaltma amaçlı tedavilerle de desteklenirse, işte o zaman kısa zamanda sonuç alınması sağlanır.

Selülitle savaşmak için günümüzde tıp doktorları, uzay bilimciler ve kozmetologların işbirliği ile uzun yıllar süren araştırmalar neticesinde geliştirilen, özellikle akut lenf dolaşım bozukluklarının tedavisinde önemli yer tutan, toksin arındırma ve vücut sıkılaştırma amaçlı kullanılan "Vacustyler", "SPM Vacupress" ve "Slide Styler" gibi uygulamalar bulunur. Yani yaşam tarzınızı değiştirmek, beslenme biçiminizi sağlıklı bir hale getirmekle beraber, uzman terapistlerce kişisel ihtiyaçlarınız ve hedefleriniz doğrultusunda özel programların belirlenmesiyle, selülit tedavisinde kısa zamanda sonuç almanız artık çok uzak değil.

Bu uygulamaların yanında selülit tedavisinde masajın da ayrı bir önemi bulunuyor. Ayaktan başlanarak diz, baldır ve kalçalara kadar uygulanan selülit masajı sayesinde bozuk kan dolaşımı yeniden düzenleniyor, toksik maddelerin atılması ve hücrelere daha iyi oksijen gitmesi sağlanıyor. Böylece selülit tedavisi etkin bir biçimde uygulanabiliyor.

D vitamini eksikliği kanser sebebi

meme kanseri Meme kanseri teşhisi koyulduğunda D vitamini eksikliği olan kadınların ölme riskinin diğerlerine göre daha fazla olduğu bildirildi.

Kanadalı araştırmacılar, D vitamini eksikliği olan ve meme kanseri teşhisi konulan kadınlarda, metastaz riskinin D vitamini seviyesi normal olanlara göre yüzde 94, bu hastaların meme kanserinden ölme riskininse yüzde 73 fazla olduğunu belirtti.

Bu verilerin D vitamini ve meme kanserinin gelişimi arasında bağ olduğunu gösterdiğini, ancak neden-sonuç ilişkisi olduğunu söylemenin bu aşamada mümkün olmadığını ifade eden Toronto Üniversitesinden Pamela Goodwin, araştırmanın başka klinik deneylerle de doğrulanması gerektiğini belirtti.

Goodwin, meme kanserine yakalananlarda D vitamini eksikliğine bu kadar sık rastlanmasının, hastalığın gelişimi ve sonunda bu kadar olumsuz etki yaratmasının endişe verici olduğunu da söyledi.Araştırma, meme kanseri teşhisi konan ve Toronto Üniversitesine ait 3 hastanede 1989-1995'te tedavi gören ortalama 50 yaşındaki 512 kadın üzerinde yapıldı. Hastalar 2006'ya kadar izlendi.

Teşhis sırasında, bu kadınların yalnızca yüzde 24'ünün vücudundaki D vitamini seviyesi yeterli düzeyde çıktı.D vitamininin normal seviyesinin 80-120 nanomol litre olduğunu belirten Goodwin, vücudunda yeterli oranda D vitamini olan hastaların yüzde 83'ünde metastaz görülmediğini veya hastalığın tekrarlamadığını, yüzde 85'inin halen hayatta olduğunu vurguladı. Goodwin, D vitamini eksikliği olan kadınlarınsa sadece yüzde 69'unda metastaz olmadığını ve yüzde 74'ünün hayatta kalmayı başardığına dikkati çekti.

Araştırmada ayrıca, D vitamini eksikliği olan bazı hastaların menopoza girmeden önce meme kanserine yakalanma olasılığının daha fazla olduğu ortaya çıktı. Bu kişilerin aşırı kilolu olduğu gözlenirken, vücutlarındaki ensülin seviyesinin yüksek ve tümörün daha "saldırgan" olduğu da rapor edildi. "American Society of Clinical Oncology" dergisinde yayımlanan araştırmaya imza atan bilim adamaları, meme kanseri ve bu kanserden ölme riskini azaltmak için D vitamini desteği alınmasını önermeden önce başka klinik deneylerin yapılması gerektiğini de vurguladı.D vitamini ile başta bağırsak ve prostat olmak üzere diğer kanser türleri arasında bağ olabileceği, daha önce yapılan araştırmalarda ortaya konulmuştu.

Web Stats