Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Kadınca Yaşam

4 tane "yeni doğan" etiketli yazı bulundu "yeni doğan" tagli diger ogeler resimler , videolar

Yenidoğan Döneminde Emzirme Sorunlarına Bağlı Gelişen Dehidratasyon Olguları

bebek_6 yeni doğan bebek yeni doğan bebek

Amaç: Son yıllarda sonuçları çok ağır olabilen anne sütü (AS) yetersizliğine bağlı yenidoğan dehidratasyon olgularında artış gözlenmiştir. Çalışmanın amacı hastanemizde yatarak izlenen yenidoğanlarda AS yetersizliğine bağlı dehidratasyon sıklığı ve olguların özelliklerini incelemek ve koruyucu önlemler almaktır.

Gereç ve Yöntemler: Çalışma 1 Ocak 2005-31 Aralık 2006 tarihleri arasında yapıldı. Hastanemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesinde AS alım yetersizliğine bağlı dehidratasyon teşhisi konan, term ve terme yakın olgular çalışmaya alındı. Olguların doğum ağırlığı, doğum haftası, başvuru şikayetleri, anne sütü verme sorunları, fizik muayene bulguları, patolojik ağırlık kaybı oranları, kan üre ve sodyum değerleri ile anne sütünün yetersiz alımına bağlı komplikasyonlar prospektif olarak kaydedildi. Başka bir nedenle indirekt hiperbilirübinemi ve böbrek yetmezliği olanlar çalışmaya alınmadı.

Bulgular: Anne sütü yetersizliğine bağlı yenidoğan dehidratasyon oranı %3.1 ve hipernatremik dehidratasyon %2.7 olup olguların %60’ı erkek, ortalama doğum haftası 39±1.2 (36-41), doğum ağırlığı 3199±442 (1960-4180) gramdı. Annelerin %60’ının ilk doğumuydu. En sık başvuru nedeni ateş (%60.1), en sık fizik muayene bulgusu dehidratasyon (%77.1)’du. Olguların ortanca ağırlık kaybı %14.3’tü. Annenin göğüslerinde dolgunluk olması, günde iki litreden daha az sıvı alması ve bebeğin çok uyumasıyla (>3 saat) ağırlık kaybı oranı arttı (sırayla p= 0.02, 0.01 ve 0.03). Kayıp oranı ile sodyum ve kan üre azotu değerleri pozitif ilişki gösterdi (Spearman’s rho= 0.54). Bir olguda subaraknoid kanama ve beyin ödemine bağlı ölüm görüldü.

Sonuç: Anne sütü yetersizliğine bağlı yenidoğan dehidratasyon olgularını önlemek için anne sütü eğitiminde anneler hipernatremiye karşı uyarılmalıdır. İlk hafta içinde yetersiz süt alımı bulguları değerlendirilmeli, gerekirse geçici olarak formula verilmeli ve özellikle ilk doğumu olan annelere destek olunmalıdır.

Dr. Yıldız DALLAR,a Dr. Ülkü TIRAŞ,a Dr. Rukiye ÜNSAL SAÇ,a

Dr. Songül GÖKAY,a Dr. Zeynep BIYIKLIb

aÇocuk Kliniği, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

bBiyoistatistik ABD, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, ANKARA


Turkiye Klinikleri J Pediatr 2007, 16:238-244

    Yenidoğan İdrar Yolu Enfeksiyonlarında Tedavi ve Prenatal Risk Faktörleri

    Aydan Şirin

    Üriner sistem enfeksiyonu (ÜSE) ateş şikayeti ile başvuran, yenidoğanlarda raslanılan en sık nedenlerden biridir. Yenidoğan’ın immun sisteminin immatür olması ürosepsis olasılığını artırır. Bu nedenle yenidoğanda ÜSE’larının erken tanı ve tedavisi önemlidir.

    Yenidoğan term bebeklerde ÜSE insidansının %0,1 -%1 arasında olduğu bildirilmiştir. Düşük doğum tartılı yenidoğanlarda ise insidans %10 gibi daha yüksek değerlerdedir. Yenidoğan erkeklerde sıklık kızlardan fazladır.

    ÜSE’larının tanısı idrarda anlamlı bakteriürinin saptanması ile konur. Normal koşullarda idrar kültürü için alınan idrar örneklerinde bulaşma olasılığı yüksek olduğundan; idrarın suprapubik aspirasyon ya da kateter ile alınması önerilir. Kateterle alınan örnekte ilk 2-3 cc lik idrarın atılması ve daha sonra gelen idrardan örnek alınması uygundur. Suprapubik aspirasyon %0,6 oranında hematüriye yol açan kısmen invazif bir yöntem olmakla birlikte sağlıklı bir idrar kültürü alabilmek ve erken  tanı ve tedavi yapabilmek  için bu risk göze alınabilir. Steril torba tekniği ile alınan idrar örneklerinde “steril” olduğu belirtilen sonuçlara güvenilebilir, fakat ajan patojen üremeleri bulaşma riskinin yüksek olması nedeni ile kuşku ile karşılanır. Tam idrar tahlilinde ÜSE’nunu düşündüren bulgular her zaman olmayabilir.

    Yenidoğan da ÜSE semptomları çok belirgin olmayabileceği gibi spesifik de değildir. Tanı koymak için hekimin şüphe eşiğinin düşük olması gerekir. Ateş, emme güçlüğü, kusma, ishal, uzamış yenidoğan sarılığı, irritabilite, letarji, asidoz, abdominal distansiyon gibi belirti ve bulguları olan  yenidoğanlarda ÜSE’ları tanı olasılıkları arasında ön sırada olmalıdır. Ateş nedeni ile incelenen yenidoğandanlar %7,5 oranında ÜSE saptandığı bildirilmektedir. Term yenidoğanlarda 2 haftayı pretermlerde 3 haftayı geçen sarılıklarda ÜSE araştırılmalıdır.

    Yenidoğanda ÜSE etkenleri arasında en sık görülen E.Coli’dir. Klebsiella, Pseudomonas Auriginosa (özellikle yoğun bakımda yatan yenidoğanlarda), B grubu streptokok, Stafhilokok Aureus, Enterecoccus pp, Enterobacter,  Citrobakter, Candida gibi ajan patojenlerde ÜSE’ye yol açabilmektedir.

    ÜSE olan Yenidoğanın  kan üre, kreatinin değerleri gibi böbrek fonksiyonlarını gösteren parametreler ve elektrolit düzeyleri bilinmelidir.

    ÜSE olan yenidoğanlarda bakteremi insidansı % 30 gibi yüksek değerlerdedir. Bu nedenle yenidoğanlarda ÜSE’larının sepsis gibi tedavi edilmesi önerilir. Henüz enfeksiyondan sorumlu organizmanın bilinmediği dönemde Ampisilin+gentamisin kombinasyonu parenteral olarak başlanmalıdır. Gentamisin toksitesi dikkatle izlenmelidir. İdrar kültürü sonucuna göre gerekirse antibiyotik değiştirilmeli tedavi etkin antibiyotik ile 10-14 gün sürdürülmelidir. ÜSE geçiren yenidoğanlarda profilaksi yapılmalıdır. Bu dönemde için profilakside kullanılabilecek antibiyotik Amoksilin 15-20 mg/kg olarak önerilmektedir. Yenidoğan dönemi geçtikten sonra profilakside kullanılan diğer antibiyotiklerle değişim yapılabilir.

    ÜSE geçiren yenidoğanlar hazırlayıcı nedenlerin varlığını saptamak amacı ile incelenmelidir. Bu hastalarda %26-35 civarında üriner sistem  malformasyonu saptanmakta ve bunlarında çok önemli bir kısmını vezikoüretral reflü olduğunu bilinmektedir.

    Son yıllarda gebeler ultrason ile izlenmekte fetustaki üriner sistem anomalileri de bu yöntemle belirlenebilmektedir. İntrauterin dönemde fetusta saptanan sık renal patolojilerden biri pelvikalisiyel dilatasyonlardır. Bu hastalara doğumdan sonra önerilen algoritmalar yardımı ile izlenmelidir.

    Prognoz altta  yatan hazırlayıcı faktörlerin varlığına ve ağırlığına , tedavinin erken ve etkili oluşuna, hasta izleminin iyi yapılıp yapılmadığına bağlı olarak değişir.

    Kaynaklar

    1. Sarah S, Long MD, Jerome OK: Bacterial infections of the urinary tract.İnfectious diseases of the fetus and newborn infant.Eds: Remington and Klein. 5 th Edition, Chapter 24:1035-46. 2001.

    2. Muhammed M. Tamim , Hassan Alasseh ,Hany Azız:Analysis of the efficacy of urine culture as part of sepsis evaluation in the premature infant.Pediatric infection disease journal Vol 22,Number 9.2003.

    3. Dar-Shong L,Shing-Huey H, Chun-Chun Lin:Urinary tract infection in febrile infants Younger Than Eight weeks of Age. Pediatrics vol:105, Number 2, pe 20. 2000.

Yeni Doğan Bebeğinizi Tanıyın

    bebek_6 yeni bebek

    Yenidoğan Bebek

    Yenidoğan bebeğiniz, dış dünyaya uyum sağlamak için birkaç haftalık bir süreye ihtiyaç duymaktadır .İlk haftarda, ne zaman ne yapacağını önceden kestiremezsiniz. Bazı günler daha aktif, bazen sessiz olacaktır.

    Yenidoğan bebek neler yapabilir?

    Yenidoğan bebek çok ağlayabilir, huzursuzluk gösterebilir

    Solunumu düzensiz olabilir

    Aksırabilir, kusabilir

    Sık sık irkilebilir

    Bebekler birbirine benzemez, her bebeğin farklı karakter özellikleri vardır. Örneğin, bazı bebekler daha sakin, uyumlu olur, gereksinimlerini kolayca tahmin edebilirsiniz. Bazı bebekler ise zordur, beslenme ve uyku saatleri düzensizdir, sakinleştirilmeleri daha zordur.

    Emzirme

    Kendiniz ve bebeğiniz için sakin, rahat bir yer bulun.

    Bebeği, kucağınızda yüzü size dönük olacak şekilde tutun

    Meme ucunu bebeğin yanak veya alt dudağına değdirip ağzını açmasını sağlayın ve memeye tutturun

    Emerken , sadece meme ucu değil, çevresindeki koyu renkli bölüm de bebeğin ağzı içinde olmalıdır. Aksi halde, emme meme başında çatlaklara yol açar ve canınız yanar.

    Emzirme bittiğinde, bebek memeden ayrılmıyorsa, ağzına küçük parmağınızı vererek meme başını bebeğin ağzından çıkarın, böyle yapmazsanız canınız yanabilir.

    Her emzirmede, bebeğin önce bir taraftaki sütü bitirmesini sağlayın, daha emmek istiyorsa öteki memeden verin.

    Yenidoğan bebek, 24 saatte 8-12 defa, yani 2-3 saatte bir , emmek isteyebilir Ama, korkmayın, bu sıklık giderek azalacaktır!

    Emziren annenin meme başlarının temizliği için su kullanması yeterli olacaktır.

    Emzirmeler arasında, göğüslerden süt akabilir, meme başlarını kuru tutmak için ped kullanmak gerekecektir

    Göğüsler şiş ve ağrılıysa ne yapmak gerekir?

  1. Bebeği daha sık emzirin
  2. Ilık bir duş alın veya göğse ılık havlu uygulayın
  3. Göğüste hasasiyet, kızarıklık varsa, grip olmuş gibi hisediyorsanız, doktorunuzu arayın
    Gaz Çıkarma
    Bebeğin emerken yuttuğu havayı çıkarması, onu rahatlatacaktır. Emzirmenin ortasında ve sonunda gazını çıkarmak uygun olur, çünkü yuttuğu hava bebeği rahatsız ederek daha fazla emmesine engel olabilir.
    Gazını çıkarmak için, bebeği omzunuzun üstüne veya kucağınıza yatırın veya kucağınızda oturtun, usulca sırtına vurun veya sırtını sıvazlayın.
    Çoğu bebek, gaz çıkarırken emdiğinin bir kısmını da çıkarabilir. Bu gerçek bir kusma değildir, endişe etmeye gerek yoktur. Sadece kendi giysinizi bir mendille korumanız yeterli olacaktır.
    Göbeğin Bakımı
    Enfeksiyon gelişimini önlemek için göbek kordonunu temiz tutmak gereklidir. Bunun için; her bez değişiminde, alkol veya doktorunuzun önerdiği başka bir antiseptik solüyona batırılmış bir kulak temizleme çubuğuyla kordonun özellikle tabanını silmelisiniz. Bu işlem, bebeğin canını yakmaz .
    Göbek düşene kadar, bebeğin bezini göbek kordonu dışarda kalacak şekilde aşağıdan bağlayın. Bebeği suya sokarak banyo yaptırmayın, sadece silin.
    Alt Bakımı
    Yenidoğan bebeğiniz, günde 6-8 bez ıslatabilir ( Neyse ki bu sıklık sonradan azalacaktır ).
    Bazı bebekler günde bir kaka yaparken, bazıları her emme sonrası yapacaktır, her ikisi de normaldir.
    İlk günlerde koyu yeşil, siyah renkli olan gaita, sonraki günlerde sarı- yeşil, yumuşak kıvamlı bir şekle dönecektir ( Bebeğin yumuşak ve sulu gaita yapması normaldir, ishal anlamına gelmez ) Mama ile beslenen bebekler daha kıvamlı gaita yaparlar.
    Bez kirlenince hemen değiştirerek, bebeğinizin altını iyice temizleyerek pişikleri önlemiş olursunuz.
    Altında kızarıklık olursa,temizleyerek havada kurutmaya bırakınız. Doktorunuzun önerdiği çinko oksit içeren kremlerden kullanabilirsiniz.
    Kız bebeklerde alt temizliğini mutlaka önen arkaya doğru yapın. İlk birkaç hafta beyaz bir akıntı olabilir, bu normaldir.
    Erkek bebeklerde, sünnet derisini geriye çekip temizlemeye çalışmayın.
    Giyim
    Bebeği mevsim koşullarına göre, kendinizin nasıl bir giysiyle rahat edeceğini düşünerek giydirin.
    İnce bir tişörtle gezerken,bebeği kışlık battaniyelere sarmayın! Aşırı giydirme ve sarma bebeği huzursuz eder.
    Elleri ve aykakları genellikle soğuk olacağından, bebeğin üşüyüp üşümediğini göğüs veya sırtından kontrol edin.
    Güvenlik
    Yenidoğan bebek bile hareket eder, asla kanape, alt değiştirme masası gibi bir yerde yalnız bırakmayın. Yanından ayrılacaksanız, ya yatağına koyun ya da bebeği de götürün.
    Geniş kenarlı bir şapkayla bebeği güneşten koruyun.
    Bebeğin yannda sigara içmeyin, içilmesine izin vermeyin . Sigara içimine maruz kalan bebeklerde, solunum yolu ve kulak enfeksiyonları sıklığı artmaktadır.
    Bebek kucağınızdayken veya emzirirken asla sıcak içecekler içmeyin.
    Yatırırken yüzüstü yatırmayın.
    Başka bir küçük çocukla bebeği yalnız bırakmayın.
    Boğulmanın önüne geçmek için bebek yatağında yastık, büyük oyuncak, plastik poşet türü şeyler bulundurmayın.
    Araba yolculuklarında bebeğin yaş ve kilosuna uygun araba koltuğu kullanın. Yenidoğan bebeğin rahat etmesi için, kenarlardan rulo yapılmış havlularla destekleyebilirsiniz.Araba hareket halindeyken, ağlayan bebeği sakinleştirmek veya emzirmek için koltuğundan almayın, gerekirse aracı durdurun. Asla bebeği tek başına arabada bırakmayın.
    Gelişim
    Yenidoğanın beş duyusu günden güne gelişmektedir. Başı büyük ve ağırdır, boyun kasları güçsüzdür, desteklenmesi gerekir.
    Yenidoğan Bebeğiniz Neler Yapabilir?
    Karın üstü yatarken başını kısa süre kaldırabilir.
    Oturtulursa başı düşer.
    Yaklaşık 20 cm’ lik bir mesafeyi görebilir.
    En çok yüzlere ve parlak, kontrast renklere bakmayı sever.
    Şiddetli sesleri duyar ve irkilir.
    Sesinizi duymaktan hoşlanır, konuşarak onu sakinleştirebilirsiniz.
    Tat ve koku alır, hisseder.
    Annesinin kokusunu tanır.
    Bebeğe Destek Olmak İçin Siz Neler Yapabilirsiniz?
    Bütün bebekler sevgi ve sıcaklığa gereksinim duyar. Onu kucaklayarak şımarttığınızı düşünmeyin! Sık sık kucaklayın, sarın, sevginizi gösterin.Gereksinimlerini zamanında karşılayarak temel güven duygusunu geliştirin. Ağlayınca karşılık gören, sıkıntısı giderilen bebek hayata güvenli bir başlangıç yapacak, özgüven geliştirecektir.
    Tutarken elinizle başını destekleyin.
    Yüzünüzü görebilmesi için bebeği yakın tutun.
    Ona parlak, kontrast renkli cisimler gösterin.
    Onunla konuşun, ninniler, şarkılar söyleyin.
    Uyku
    Bebeklerin uyku düzenleri farklılık gösterir. İlk aylarda genellikle günde 15-18 saati uykuda geçirecektir.
    4 saatte 30 dakika kadar uyanık olabilir.
    Gece ve gündüz farkını bilmez ( Anne ve babalar için en kötü haber ! )
    Zamanla belli bir
    uyuma ve uyanma düzeni oluşacak, gündüzleri 1-3 saat kadar, geceleri 3-6 saat kadar uyumaya başlayacaktır.
    Bebek uyurken yan veya sırtüstü yatırılmalıdır.
    Bebek gece sık uyanacağından, annenin de gece gündüz demeden, bebek uyurken, en azından dinlenmeye çalışması iyi olur. Bebeğin uykusu sırasında ev işlerini halletmeye çalışan anne, gece de uykusuz kalırsa bu tempoya dayanması güç olacaktır.
    Gece ve gündüzün farkını anlaması için bebeğe destek olun. Gündüz uyanık olduğunda onunla oynayın, konuşun, uyarı vermeye çalışın.Gece ise mümkün olduğunca sessiz, sakin olun, bebeği fazla uyarmayın, onunla oynamayın.
    Ağlama
    Ağlama bebeğin sizinle iletişim kurma yoludur, buna üzülmeyin, bebekler ağlar çünkü henüz konuşamazlar!
    İlk haftalarda bebekler günde 2-3 saat ağlayabilirler.
    Hatta, ilk 6-8 hafta boyunca ağlama giderek artar.
    Bazı bebekler uykuya dalmadan önce 10-15 dakika ağlarlar.
    Farklı nedenlerle farklı ağlamalar olabilir.Zamanla, bunu ayırt etmeye başlayacaksınız. Ancak her ağlamanın da belli bir nedeni olmayabilir, bazen bebek nedensiz de ağlayabilir.
    Bebeğin ağlamasına hemen yanıt verirseniz, sizin yanında olduğunuzu bilecektir.Böyle davranarak bebeği şımartmış olmazsınız.
    Yenidoğan bebeğiniz ağlayınca; karnını doyurma, altını değiştirme, kucaklayıp sakinleştirme seçeneklerinin hepsini denediyseniz ve halen ağlıyorsa , bir süre yatağına koyup sakinleşmesini bekleyebilirsiniz. Sakinleşene kadar gözlem altında tutmayı unutmayın. Zamanla hangi ağlamada ne yapmak gerektiği konusunda deneyim kazanıp sizden sonra anne- baba olanlara öğüt vermeye bile başlayacaksınız! Kaynak:sağlıklı çocuk

Yenidoğan bebeklerin ilk günleri

yeni doğan bebek yeni doğan bebek yeni bebek

Yenidoğanı ısıtalım...

Yeni doğan bebek doğumla beraber solunumunun başlaması, kalp dolaşımının normal yetişkinlerdeki şekle dönmesi ile dış ortama uyum sağlar.

Doğumdan sonra bebeğe en önemli yardım ortam ısısını uygun düzeyde tutmaktır.

Bebeği hiç vakit geçirmeden anne sütü ile beslemeye başlamak gerekir. Doğumdan sonra vücut ısısının düşmesi bebeğin dış ortama uyumunu gücleştirir ve enerji ihtiyacını artırır. Bu nedenle bebeği vücut ısısı düşüklüğünden korumak için doğum odasının ısısının 22-27 derece civarında bulunması, bebeğin doğar doğmaz ısıtılmış havlular ile kurulanması, ısıtıcı altında gerekli ilk değerlendirmeden sonra uygun giysilerin vakit geçirmeden giydirilmesi gerekir. Zamanında doğmuş ve normal kilodaki sağlıklı bir yeni doğanın bulunduğu odanın ısısı bebek giyimli olduğu halde 22-24 derece olmalıdır.

Bebek hemen kilo almaz...

Zamanında doğan, normal bir yeni doğanın ortalama ağırlığı 3500 gm dır. Normal bebeklerin % 95'i 2500 ile 4250 gm arasında bulunur. 2500 gm altındaki bebekler doğum haftalarına göre olmaları gerekenden düşük ağırlıklı bebekler olarak kabul edilirler ve bu bebeklerin enerji depoları yeterli olmadığı için erken beslenmeleri çok önemlidir. Bebeklerin doğum kiloları Anne'lerin vücut yapıları ile de ilişkili bulunmuştur. Iri yapılı Anne'lerin bebekleri genellikle daha kilolu doğmaktadır. Hayatın ilk 3-5 gününde zamanında doğmuş bebekler doğum ağırlıklarının % 5 kadarını kaybederler, ve 8-12. günlerde doğum kilolarına ulaşırlar. Bu kayıp normal kabul edilmekle beraber erken ve yeterli beslenmenin başlatılması ile kayıp azalmaktadır. Bebekler bundan sonra ilk aylar genellikle günde 20-40gm kadar kilo alırlar.

Zamanında doğan bir bebeğin ortalama boyu 50 cm, baş çevresi ise 35 cm dir. Bebeklerin %97 'sinin baş çevresi 33-37 cm arasında bulunur . Baş çevresinin normalin altında kalması, beyin gelişiminde gerilik, aşırı büyümesi ise beyin boşluklarında normalden fazla beyin omurilik sıvısının toplanmasına işaret eder. Bu nedenle baş çevresi ölçümleri boy ve kilo ile beraber ilk yıl her ay düzenli olarak yapılmalıdır.

Yeni doğanın görünümü..

Yeni doğan bebeğin cildi doğumdan hemen sonra kırmızımsı mavi renktedir, bir kaç saat içerisinde kırmızı-pembe renge döner. El ve ayakların ise ilk gün içinde mor olması anormal sayılmaz, bununla birlikte el ve ayakların belirgin mor ve soğuk olması durumunda bebeğin vücut ısısı kontrol edilmeli ve uygun ortam ısısı sağlanmalıdır. Yeni doğan bebeğin derisi verniks kazeoza denilen yağ tabakası ile örtülüdür. Bu yağ tabakası hem bebeğin ısı kontrolünü sağlamaya yardım eder hemde deriyi dış etkilerden korur. Bu nedenle yüz bölgesi dışındakiler silinmemeli, verniksin bir iki gün içerisinde kendiliğinden kaybolması beklenmelidir.

Bebeğinizi gün ışığında inceleyin...

Yeni doğanda hastalık belirtisi olabilecek morarma, döküntü, daha sonra ayrıntılı olarak sözünü edeceğimiz sarılık ancak bebeğin cildinin gün ışığı veya aydınlık ortamda gözlenmesi ile fark edilebilir. Bu nedenle anne bebeğini iyi ışık alan bir ortamda günde birkaç kez gözlemelidir.

Yeni doğan bebekte baş kemiklerinin üst üste binmesi ve kafa kemiklerinin yumuşak oluşuna bağlı olarak başta şekil bozuklukları normaldir ve bir kaç gün içerisinde düzelir.

Yenidoğan ne görür, ne duyar?

Yenidoğan bebeğin duyu organları genellikle iyi gelişmiştir. Görme yeteneği doğumdan itibaren vardır. Bebek parlak ışıkta gözlerini kapar. Bazen göz hareketleri düzenli değildir ve şaşılık gözlenebilir. Ancak kayma sabit ise bu durum normal kabul edilmemeli ve göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. 1-2 haftalık bebek eşyayı kısa süreli ve ancak 45-90 derece kadar takip etmeye başlar.

Bebeğin işitme duyusu ise sesli uyarıya bebeğin sıçrayarak, ağlayarak cevap vermesi veya emmekte olan bir bebeğin emmeye ara vermesi ile anlaşılabilir.

Sağlıklı bir yeni doğanın solunumu düzenlidir. Inleme, hırıltı, morarma hastalık belirtisi olabilir ve bir çocuk hekimince kontrolü gerektirir.

Meme bölgesinde sıklıkla gözlenen şişlikler normaldir ve bir kaç haftada kendiliğinden geriler. Ovulmamalı ve sıkılmamalıdır.

Ilk dışkılama, ilk idrar...

Bebeğin dışkısını ilk 48 saat içerisinde yapması beklenir. Bebeklerin bir çoğu mekonyum denilen koyu yeşil yapışkan dışkıyı ilk 24 saat içinde yapar. Anne sütü alan bebeğin dışkısı 3-4. günlerde parlak, altın sarısı renge dönüşür. Dışkılama sayısı bebekten bebeğe değişkenlik gösterir. Günde 8-10 kez dışkılayan bebekle gün aşırı dışkılayan bebek normal gelişem gösterebilir. Anne sütü alan bebeklerin çoğu dışkılarında küçük beyaz gıda parçacıklar bulunan dışkı yaparlar. Bebeklerin bir çoğu ilk 24 saat içerisinde idrar yaparlar. Yenidoğan döneminde idrardaki ürat kristallerine bağlı olarak bezde turucu pembe renkli leke görülebilir bu endişe duyulacak bir durum değildir bir süre sonra kaybolur.

Yenidoğanda cinsel organlar...

Zamanında doğan erkek bebeklerin büyük çoğunluğunda yumurtalıklar torbalara inmiştir. Ancak % 2-10 kadarında inmemiş bulunabilir . Birinci yıl sonunda hala inmemiş ise çocuk cerrahına başvurulmalıdır. Ilk 3-4 ayda torbalarda, fazla sıvı toplanmasına bağlı şişlik normal kabul edilir. Çoğu zaman kendiliğinden düzelir. Devam ederse doktora baş vurulmalıdır. Sünnet derisinin dar olması normaldir ve eğer bebek idrar yapmakta güçlük çekmiyorsa deriyi zorlamamak gerekir.

Kız bebeklerde vaginadan koyu, beyaz bir akıntının gelir. Bu durum bazen 1-2 hafta sürer. Bazende anneden geçen hormonlara bağlı olarak az miktarda kanlı akıntı görülebilir. Bu kanama bir hastalık belirtisi değildir

Çocuk hekimi bebekte kalça çıkığı kontrolü yapar. Kalça gelişiminin normal olabilmesi için kundak yapılmamalı ve geniş ara bezi kullanılmalıdır.

YENI DOĞAN DÖNEMINDE SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Yeni doğan sarılığı nedir?

Yeni doğanda sarılık, en sık karşılaşılan sorunlardan biridir. Ilk hafta içinde zamanında doğmuş bebeklerin % 50 sinde, erken doğan bebeklerin %85 inde sarılık ortaya çıkar. Yeni doğanda sarılığın nedeni bebeğin kanında bilirübin denen bir maddenin fazlalaşmasıdır

Bebek kanındaki bilüribin nereden gelir?

Kanda yaşam süresini dolduran alyuvarlar parçalanır, ortaya bazı maddeler çıkar . Bunların başında bilüribin vardır. Bu madde karaciğerde bir takım işlemlerden geçtikten sonra safra aracılığı ile bağırsaklara geçer ve dışkı ile atılır. Böylece kanda bilüribin düzeyleri değişmez. Yeni doğanda bilüribin düzeyleri 2-4 mg/dl kadardır. Bilüribin düzeyi 5mg /dl yi aştığında sarılık fark edilir hale gelir ve ilk olarak göz akları sararır. Kan bilüribin düzeyleri ile sarılığın vücuttaki dağılımı arasında iyi bir uyum vardır. Bilüribin 5-8m/dl olduğunda sarılık baş ve boyundadır, 8-10mg/dl de gövdenin üst kısmında, 10-13 mg/dl de gövdenin alt kısımlarında, 13-16 mg/dl de kol ve bacaklarda izlenir. El ve ayaklara kadar inmiş sarılıkta bilirübinin 20 mg /dl civarında olduğu düşünülür. Ancak bu değerlendirme klinik deneyim gerektirir ve yanılmalara neden olabilir. Bu nedenle şüpheli her durumda laboratuarda kanda bilüribin ölçtürmek en uygunudur.

Fizyolojik sarılık nedir?

Yeni doğan bebeklerin bir çoğunda bilüribin düzeyleri yükselir. Bu geçici yükselmeye fizyolojik sarılık denir. Yeni doğanın alyuvar hücreleri daha kısa ömürlüdür. Karaciğerde işlemden geçirilecek bilüribin yükü fazladır. Yeni doğanın karaciğeri de henüz bu bilüribini işleyecek durumda değildir. Böylece fizyolojik sarılık meydana gelir. Erken doğan bebeklerde sarılık daha sık ve şiddetli görülür. Fizyolojik sarılık genellikle doğumdan sonraki 2-3. günlerde ortaya çıkar ve 7-10 günde kaybolur. Erken doğan bebeklerde sarılığın ortaya çıkması daha geç olurken kaybolması da geç olur. Kaybolma en son göz aklarında olur. Fizyolojik Sarılıkta bilüribin düzeyleri zamanında doğanarda 12mg/dlyi, erken doğanlarda 15mg/dl yi geçmez.

Fizyolojik olmayan (tehlikeli) sarılıklar...

En başta kan uyuşmazlığına bağlı sarılıklar görülür. Kan hücrelerinin bazı yapısal bozuklukları da sarılığa neden olabilir. Yeni doğan sarılığı tedavisi mümkün olan bir hastalıktır . Ancak çok fazla artmış bilüribin beyine geçerek kalıcı harabiyet yaptığından hekim tarafından dikkatle izlenmesi gereklidir.

Sarılığın tedavisi...

Sarılığın tedavisi bilüribin yüksekliğine yol açan sebebi ortadan kaldırmaya ve beyin harabiyetini önlemeye yöneliktir. Bilüribin düzeylerini belirlenen düzeylerin altında tutmak için öncelikle bebeğin yeterli sıvı ve kalori almasını sağlamak gerekir.

En sık fototerapi denen ışık tedavisi uygulanır. Bu tedavi ile bilüribin, ışık etkisi ile vücuttan kolay atılabilen, suda erir hale getirilir. Zamanında doğan bir bebekte fototerapi bilüribin düzeyi 15mg/dl yi aştığında uygulanır.

Tedavide son basamak kan değişimidir. Kan değişimi genellikle kan düzeyi 20mg/dl yi aştığında uygulanırsa da, kan değişimi için konulan sınırlar bebeğin doğum haftasına, doğum kilosuna, sarılığın nedenine ve bebekte mevcut ilave hastalıkların varlığına bağlı olarak değişmektedir.

Kusma ve Gaz Sancıları...

Bebeklerin bir çoğu meme emerken bir miktar hava yutarlar. Karında emilen sütle beraber şişlik meydana getiren bu durum bebeği rahatsız eder. Çoğu bebekler sıklıkla beslenmenin sonunda rahatça gaz çıkarır. Çoğu bebek gaz çıkarma sırasında emdikleri sütün bir kısmını çıkarır. Bu bir hastalık belirtisi değildir. Beslenmeden bir süre sonra peynir kesiği gibi olan kusmalarında, eğer bebek sağlıklı ise ve kilo alımında sorun yok ise üzerinde durulmamalıdır.

Tehlike işaretleri...

Bebek çok fazla ve sürekli kusuyorsa, kilo alımı yeterli değilse ve bebekte kusma ile beraber başka olağan dışı belirti var ise doktora başvurulmalıdır. Özellikle 2-3 haftadan sonra fışkırır gibi bol kusmalar mide ile oniki parmak bağırsağı arasında tıkanıklık belirtisi olabilir. Her yaşta bebek için yeşil safralı kusma barsak tıkanıklığına bağlı olabilir. Ateş ile beraber kusma ve beslenme güçlüğü infeksiyon hastalığında görülebilir. doğuştan bazı hastalıklarında ilk belirtileri kusma olabilir. Özetlenecek olursa çoğu kez kusma, hastalık belirtisi olmaksızın bir süre sonra azalmaktadır. Ancak çok kusan bebekler doktor gözetimi altında olmalıdır.

Bebeğin Yatışı...

Bebeği daima sırtüstü yatırın. Karın üstü yatırılan bebeklerde ani beşik ölümü denilen acı olayla karşılaşma olasılığı vardır. Yatak odasının sıcaklığı 18-20 derece olmalıdır. Ince hafif battaniyelerle bebeğin ısısı ayarlanabilir. kaynak:hasta rehberi

Yeni Doğan Çocuklarda Sarılık Hastalıkları

    yeni doğan sarılık Yenidoğan Sarılığı

    Yenidoğan sarılığı, bebeklerde yaşamın ilk haftasnda sık görülen bir sorundur. Sağlıklı bebeklerdeki normal sarılığa ' Fizyolojik Sarılık ' denir. Sarılığa, bilirubin adlı bir maddenin kan düzeyinin artışı yol açar. Kırmızı kan hücrelerimizin parçalanmasıyla oluşan bilirubin, yenidoğan bebeklerin bazılarında vücuttan atılamaz ( Karaciğer henüz yeterince olgunlaşmamıştır, veya bilirubin biraz fazla miktarda ortaya çıkmıştır)

    Sonuçta, bebeğin cildi ve göz aklarındaki sarı renk anne babanın dikkatini çeker. Sarılık, genellikle 2-3. günlerde yüzden başlar, giderek vücudun aşağı kısımlarına yayılır. Sarılığın ilk günde başlaması normal değildir, altta başka bir hastalık olabileceğine işaret eder. Yenidoğan sarılığı, bulaşıcı bir hastalık değildir.

    Doktora başvurduğunuzda, bir kan testi isteyerek bilirubin düzeyine bakacaktır. Sonuca göre, ya bebeği izleme alacak,ya belli bir dalga boyunda UV ışını alması için hastaneye yatıracak ( bu işleme fototerapi diyoruz ), ya da nadiren eğer değer çok yüksekse kan değişimi gerekecektir. Genellikle sarılık 7-10 günde kaybolur. Zor doğumlarda veya prematüre bebeklerde sarılık daha şiddteli olup daha uzun sürebilir. Bebeği sık sık emzirirseniz, barsakları daha sık çalışacak, bilirubin düzeyi daha kolay düşecektir.

    Toksik düzeylerde bilirubin, bebeğin beynine zarar verebilir, işitme kaybına yol açabilir. Bu nedenle, zaman geçirmeden doktora başvurup uygun tedavinin başlanması önemlidir.

    Yaşamın ilk 1 haftasında normal yeni doğanların % 60, erken doğanların % 80'inde sarılık görülür.

    Sarılığa neden olan kan hücrelerinin yıkılması ile oluşan bilirubin denilen maddedir.

    Bilirubinin yağda çözünen bir madde olduğu için belli düzeylerin üstünde yenidoğanın beynine zaralı etkisi vardır. Bilirubinin vücuttan atılabilmesi için karaciğer hücresinde suda çözünen bilirubine değişmesi gerekir.

    Yeni doğan bebeklerde görülen sarılığın büyük bölümü fizyolojik sarılık denilen vücut işlevlerinin olgunlaşma süreci nedeniyle oluşan sarılıktır.

    Yeni doğan bebekte erişkinden farklı olarak;

  1.  kan hücre sayısı fazla,
  2.  kan hücrelerinin yaşam süresi kısa,
  3.  karaciğer hücresine bilirubinin alınmasını sağlayan Y proteini yetersiz,
  4.  hücre içinde bilirubini etkisiz şekline dönüştüren enzim çalışması da düşüktür.
  5. Tüm bu nedenlerle yenidoğan bebeklerde bilirubin düzeyleri erişkine göre yüksek olur. Normal bebeğin kordon kanında bilirubin 1-3 mg'dır. 3. günde 6 mg'a kadar çıkar, en fazla 12mg'a kadaryükselir, 2-3 gün bu düzeyde kalır, 10. günden sonra erişkin düzeyi olan 1 mg'ın altındaki değerlere ulaşır. Erken doğan bebeklerde ise yükselme daha geç, 5.günde olur, 10-15 mg'a kadar çıkar, normale gelmesi 1.ayı bulur.

    Anne sütü ile beslenen her 200 bebekten birinde 4-7. günlerde artan 10-20 mg'ulaşan bilirubindeğerleri saptanır. 4-10 gün bu seviyede kalır, 3-12 hafta içinde normale gelir. bu dönemde 48 saat annesütü kesilirse hızla düşer ve yeniden başlandığında yükselme olmaz. Bu bebeklerde kan hücrelerinin yıkım hızında artış, karaciğer hücre işlevinde bozukluk, infeksiyon yoktur, tartı alımları normaldir. Son yıllarda 3-4.günde başlayan erken anne sütü sarılıklarından bahsedilmeye başlamıştır. Ancak bunlarda anne sütünde bulunan bir madde değil, kalori azlığı ve yetersiz beslenme bilirubin artışından sorumlu tutulmaktadır. Sarılık;

  6.  yaşamın ilk gününde başlarsa,
  7.  1.günde 5 mg' ı geçerse,
  8.  bilirubin düzeyi normal yenidoğanda 12mg'ı,
  9.  erken doğanda 14 mg'ı geçerse,
  10.  1.haftadan sonra devam ederse,
  11.  birlikte kansızlık veya karaciğer büyümesi varsa  fizyolojik sarılık değildir, dikkatle incelenmesi, izlenmesi gerekir. Fizyolojik olmayan sarılıklar içinde en bilineni halk arasında denilen Rh uyuşmazlığına bağlı sarılıktır.
  12. Kan Uyuşmazlıkları

    Gebeliklerin %9 unda Rh negatif anne Rh pozitif bebek taşır. Burada sarılığın gelişmesi için; bebek kan hücrelerinin anne kan dolaşımına geçmesi, annede bebek kan hücrelerine karşı antikor oluşumu ve bu antikorların bebeğe geçerek bebek kan hücrelerini yıkması (parçalaması) gerekir. Anne karnında iken bu geçiş çok azdır. Asıl doğum sırasında bebek kanı anneye geçer. Bu nedenle Rh uyuşmazlığı genellikle ikinci bebeklerde sorun olur. İlk gebelikte Rh uyuşmazlığına bağlı sarılık hemen daima öncesinde düşük, kürtaj veya yanlış kan verilmesi sonucudur. Sarılık bebekte 1. günden itibaren başlar, hızlı yükselir. ABO uyuşmazlığı daha sık olmakla birlikte daha az sorun olur. Anne A veya B grubu ise uyuşmazlık sorun olmaz. Anne O grubu ise; çocuğun AB, A,B grubu olması bu tip sarılığa neden olabilir. Tüm gebeliklerin %15 inde gruplar böyledir, ancak canlı doğumların %1 den daha azında buna bağlı ciddi sarılık gelişir.Bilirubin düzeyleri erken dönemde yükselir, nadiren tehlikeli boyutlara ulaşır.

    Diğer Nedenler

    Bebekte;

  13.  doğum sırasında oluşan hematom denilen kan topağı,
  14.  polisitemi denilen kan hücrelerinin beklenenden fazla olması,
  15.  G-6-PD, Piruvat kinaz diye isimlendirilen enzimlerin doğuştan eksikliği,
  16.  kan hücrelerinin yapısal bozuklukları gibi nadir olaylarda kan hücresinin fazla ve hızlı yıkılması sonucu yenidoğan sarığınına yol açarlar. Ayrıca karaciğer hücresine bilirubinin alımında, etkisiz hale getirilmesinde bozukluğa neden olan bir takım doğumsal hastalıklar, tiroid bezinin hiç çalışmaması veya az çalışması da yenidoğan bebekte sarılık nedeni olur. Yukarıda anlatılan durumlarda yükselen hep beyne zarar verebilecek olan yağda eriyen bilirubin (indirekt bilirubin)dir. Yükselme hızı, başlangıç saati, bebeğin kilosu erken doğup doğmaması, eşlik eden başka bir hastalığın varlığı gibi pek çok nedenle tedavi kararı verilen düzey değişmekle birlikte 16-17 mg da fototerapi denilen ışık tedavisi, 20 mg'ın üstünde kan değişimi uygulanarak tedavi edilir.
  17. Bebekte tanı ve tedavide geç kalınırsa kernikterus denilen hastalık oluşabilir. Bilirubin beyinde bazal ganglionlar denilen bölgeyi etkiler. Bebekte 2-7. günde gevşeklik, tiz sesle ağlama, kötü beslenme, kusma, ateş, havale görülür. Akciğerlere kanama, kaslarda aşırı kasılma(hipertoni) gelişir. Bu bebeklerin %50 si yenidoğan döneminde ölür. Geri kalanı motor gelişim geriliği, spastisite, sağırlık, yukarı bakış felci, zeka geriliği gibi sekellerle iyileşir. Suda eriyen bilirubin beyne zarar vermez .Yükselmesi Karaciğer ve safra yollarını ilgilendiren ciddi bir olayı düşündürür. İnfeksiyonlarda ( CMV, TORCH), yenidoğan hepatiti, galaktozemi, trizinos gibi doğuştan metabolizma hastalıkları, kistik fibroz, alfa tripsin 1 eksikliği, ailevi safra yolu hastalıkları, hepatit B 'yi düşünmek ve ona yönelik tetkikleri yapmak gerekir. Sarılıklı bir yeni doğan ciddiyetle ele alınmalı, öncelikle sarılık fizyolojik mi, patolojik mi değerlendirilmeli, gerekli tetkikler yapılarak tedaviye gereksinim varsa yapılmalıdır.

Web Stats Free counter and web stats